FUTBOL

Teknik Direktörümüz Ersun Yanal: Bu maçlar zor maçlardır, forma, arma maçıdır

14 Nisan 2019 Pazar 22:28 Son Güncellenme Tarihi: 14 Nisan 2019 Pazar 23:02

Teknik Direktörümüz Ersun Yanal, 1-1 sona eren Galatasaray derbisinin ardından yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu.

İlk olarak karşılaşmayı değerlendiren Ersun Hoca, “Bu maçlar zor maçlardır, forma, arma maçıdır. Zorluk derecesi olarak belki dünyada sayılı maçlardır. Bizler bu forma ve arma mücadelesinde bu zorlukların üzerinden gelebildiğimizi ve gelebilmek için mücadele etmemizi başından beri söylüyoruz. Bu mücadeleyi bugün yine sahada verdik. Yaklaşık 60 dakika eksik oynadık. İlk yarıdaki her iki takım için de pozisyon zenginliği açısından bizim bir ya da iki atağımız var. 10 kişi kaldıktan sonra da oyunu değiştirebileceğimiz pozisyonlar yakaladık. Galatasaray üstün gözükse de top onda olsa da çok fazla net pozisyon vermeden maçın uzatma bölümlerine geldik. Tartışılacak birçok şey olabilir. Biz kendi açımızdan bugün ne olursa olsun her isteyenin elini kolunu sallayarak buraya gelip puan alacağı ya da alabileceğini düşündüğü bir yer olmadığını ve istediği şekilde buradan puanlarla dönüş yapacağı bir yer olmadığını her zamanki gibi gösterdik. Bu kez de olduğu için oyuncularımın mücadelesini kutluyorum. Tabii ki eksik kalmamız gerekirdi. Bu eksikliğin de belirli dakikalarda özellikle ortadaki faullerin pozisyonların lehimize olmaması bizi oldukça sıkıntılı durumlara soktu. Özellikle 10 kişiyken rakibin baskısını oluşturdu. Oyuncular ellerinden geleni yaptı. Son dakikada Alper atsa belki bugün galibiyeti konuşuyor olurduk.” ifadelerini kullandı.

Hasan Ali’nin kırmızı kart gördüğü pozisyona ilişkin sorulan soruya ise, “Her oyuncunun başına gelir. O pozisyondaki ikinci bir toptu. Sahipsiz bir topu kazanıp uzun ileriye oynadıkları, bir pas olarak değil uzaklaştırma adına yapılan bir oyundu. Biz orada biraz tereddüt ettik. Acaba ofsayttaki oyuncu muydu değil miydi diye. O anda ofsaytta olmayan hareketlenince sanırım takıldılar ve o karar sonucunda da oyuncumuz oyun dışında kaldı.” şeklinde yanıt verdi.

Alper Potuk yerine Andre Ayew’in olması son dakikalarda yakaladığımız pozisyonu gole çevirir miydi sorusuna Ersun Yanal, “Kahin olmak lazım. Ben kahin değilim. Teknik direktörüm.” diye cevapladı.

BASIN TOPLANTISI

Teknik Direktörümüz Ersun Yanal’ın karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamalar şu şekilde:

Her ne olursa olsun bugün belki de Galatasaray’ın yakalayacağı avantajı engelleyerek şampiyonluktan ettik. Gerçi maçları var ama önemli bir sonuçtu. Yine de şunu çok net söyleyebilirim; ikinci yarıda savunmadaki duruşumuz bize gol de getirebilirdi, gol de yiyebilirdik. En azından Galatasaray’ın ortaya koyduğu oyuna karşı onları karambole iterek ikinci bir topu vermeden çıktığımız sürprizlerle -ki Alper’in son pozisyonu çok netti- galip de bitirebilirdik. Bu maçlar arma maçıdır, forma maçıdır. Bugün oyuncular arma ve forma maçını başarıyla tamamladılar.

Bizim sezon başından beri sorunlarımız olmasaydı bu duruma düşmeyecektik. Bu ritmin tamamını sahaya yansıtamayan bir takım olduğumuz için buralardayız. Yoksa Fenerbahçe’nin levelinde bir sıralamada değiliz. Şu anda kahinlik yapmak istemiyorum çünkü bu sürecin içinde ne olur ne olmaz bilmiyorum. Şu bir gerçek ki, futbol hatalar oyunu. Biz de fazlasıyla hata yapıyoruz, rakip de, hakemlerde. Bunun sonucunda çok canımızın yandığı ve üzüldüğümüz maçlarda var. Belkide burada olamayacağımız durumlar var ki biliyorsunuz bu hatalar yüzünden federasyon büyük bir değişikliğe gitmek zorunda kaldı. Bunun bedelini ödeyenlerin başında biz geldik. Umarım çok hızlı şekilde hakemlerimiz toparlanır, toplanır. Bugün tartışılan birçok pozisyon var. İnceleseniz, var mıydı, yok muydu… Bizim de var birçok pozisyonumuz. Türkiye’nin en önemli, dünyanın belki de en önemli hakemlerinden bir tanesi Valbuena’ya son dakikada yapılan faulü tartışıp berabere bitirdiğimiz bir maç var. Biz asla hakemler üzerinden gitmedik. VAR’a bugün gitme sayısı azaldı. VAR’la ilgili tartışılan çok şey vardı, bugün en azından standartlara oturtulmaya çalışılıyor. Bizim golümüzde yine VAR’a gidildi, yine heyecanlandık. Sonunda oturacak ama bekleyelim bakalım ne kadar olacak.
Biz hakemlerin yönetilmesinden memnun değildik. Umarım en kısa zamanda hakemlerin yönetilmesi daha düzgün hale gelir. Bunu defalarca söylemiştik. Televizyona bakıp karar vermek kolay. Birçok pozisyon var. Lehimize, aleyhimize. Örneğin bir hava topunda futbolcu elini koyarak yükselmiş, kornere çıkmış. O korner gol olsa şimdi bunu tartışıyor olurduk. Dolayısıyla VAR’a gidilme koşulları çok açık ve net. Sizin aracılığınızla futbolseverlere bir kez daha duyurmak lazım. VAR’ı çok iyi anlamak lazım. Diyorlar ki her pozisyonda VAR’a gitme. Gidilmemesi gerektiğini savunuyorlar. Bugün bizde birçok pozisyonu burada tartışabiliriz. Oyuncumuzun atıldığı pozisyonda hakem doğru karar verdi ama M. Topal ile konuştuk, hiç adama değmediğini söylüyor. Yanlış karar verdi. İlk sarı kartta. Keza Eljif’in bir pozisyonu var. ‘Kesinlikle değmedim ve top benim önümde kaldı .‘ Berabere kaldığımız için kimse mutlu olduğumuzu sanmasın. Biz Fenerbahçeyiz ve yenmek için sahaya çıkıyoruz. Herkes elini kolunu sallayarak istediğini buradan alacak, değil. Biz bunu vermiyoruz. Mücadele ediyoruz.  Hasan’ın pozisyonunda biraz değme var. Orada dengesi biraz bozuluyor. Son adam, atıyor. Mehmet Topal’ın atılmasını savunamayız. Onunkinde yok.  O zaman laf askıda kalıyor.

Her oyuncuyu hazır hale getirmek gerekiyor. Her oyuncunun performasnını yükseltmek gerekiyor. Bugün Eljif’i oynattık, golden sonra aaa Eljif iyi oynadı dedik. Biz süreci yönetiyoruz. Keşke sürecin içinde aldığımız kararların hepsi doğru çıksa o zaman problem olmayacak.  Değişiklik yaparken, Moses da problem oldu. Ayew’i alacaktık, Alper oyuna girdi. Driplinginden faydalanmak istedik. Gol atsa ben mucize yaratmış olacağım. Futbolda sonuç konuşuluyor ama biz süreci yaşıyoruz. Bazen çok hatalı bazen çok haklı oluyoruz. Değişiklikler konusunda değişimler oldu ve herkesi hazır hale getirdik. Bence Tolgay da toparlayacaktır.

Fenerbahçe’nin bulunduğu yerden yukarı çıkmak ve bunu gerçekleştirmek zaten sorunların başındaydı. Bulunduğu yerde hepimizi mutlu eden bir yer değildi. Bunu aşmak için transferler yaptık. Transferlerin geliş tarihlerini biliyorsunuzdur. Oyunun içinde oyunu değiştirmemek için oynamayanları kattık. Onları anca takıma hazırlıyoruz. Fenerbahçe gibi oynadığımız maçların süresi fazla ve bunu arttırarak devam ediyoruz. Geçen hafta çok net gol pozisyonlarını değerlendiremedik. Fenerbahçe aslında kötü oynamıyor. Oynadığı maçlarda da hakkını alamadığı çok oluyor. Oyun konusunda size katılmıyorum ama skorla değerlendirirseniz birçoğumuz da skor sever olduğumuz için evet skor alamadık. Bu seneyi tamamladıktan sonraki yıl Fenerbahçe mutlaka şampiyon olacak. Bunu biliyoruz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapıyoruz.

Bu bir arma ve forma maçı. Bunun anlamı çok önemli. Biz, Fenerbahçe ve Galatasaray Türkiye’ye derbinin karakterini, büyüklüğünü ve güzelliğini katan takımlar. Rekabetin sıralamadki yeri yok. Derbi olunca şartlar ve koşullar çok farklı. O yüzden bizim sıralamadaki yerimizden çok derbinin kalitesi ve keyfini burada herkese yaşatmak bizim büyük bir arzumuzdu. Fenerbahçe’nin bayramı. Fenerbahçe burada bu sonucu her maç için yapar ama Galatasaray maçları çok özeldir. Galatasaray’ın da Fenerbahçe maçları çok önemlidir. Biz burada bunun duygusuyla, taraftarımızın ve camiamızın bu konudaki önemine, duygusuna da bağlı kalarak sahada tutunmaya, koşmaya, mücadele etmeye ve sonucu almaya sonuna kadar inanarak çıktık. Galip gelemedik. Çok üzgünüz. Buradan galip gelseydik çok daha farklı duygulara sahip olacaktık ama geleneği devam ettirdik. Onun için de oyuncularımı kutluyorum.

Fenerbahçe’nin üstünlüğü tartışılmaz. Fenerbahçe’nin bu konudaki üstünlüğünü kırmak da oldukça zor.”