FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

Bokstaki başarıları hayata bakış açısını değiştirdi

Ringde mücadele ettiği 51 kiloda alt yaş kategorilerinde Avrupa'nın zirvesine çıkan, geçen yıl Avrupa Kadınlar Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanan ve son olarak geçen hafta sonu Türkiye şampiyonluğunu elde eden Buse Naz Çakıroğlu, Anadolu Ajansı’na açıklamalarda bulundu.

Boksa 2010 yılında ilginç bir şekilde başladığını anlatan 23 yaşındaki boksör, "2009 yılında kardeşimin kolu kırıldı. Zor bir ameliyat geçirdi. Annem de onun kolunu güçlendirmek için spor yapmamızı istedi. Uzak olduğu için tek başına gitmesin diye ona eşlik ettim. Yaklaşık 6 ay sonra hocamız anneme, 'Erkekte bu spor için yetenek yok ama kızımız gelsin' dedi. 2010 yılında babam vefat etti. Yaşım ufak olduğu için çok fazla hayat koşullarını düşünemiyorsunuz ama bazı şeyler insana olgunluk getiriyor. Ben 'Bu sporu yapmak istiyorum' dedim. Türkiye şampiyonlukları elde ettim. Yenildim, düştüm kalktım ama pes etmedim." ifadelerini kullandı.

"3 kelime, 3 ton yumruktan daha ağırdır"

Boksun hayatına olumlu bakmak adına önemli bir rol oynadığını vurgulayan genç boksör, "İnsanlarla ilişkilerimiz daha iyi oluyor. Bu işi ciddi anlamda yaptıktan sonra hayatıma , '3 kelime, 3 ton yumruktan daha ağırdır' sözü girdi. Ben 7 yıldır bu sporu yapıyorum ve dışarıda kimseyle fiziksel ve zihinsel bir tartışmaya girmedim. Trafikte, otobüste ve dışarıda hep insanları anlamaya çalışıyorum." diye konuştu.

"Biz sadece bu sporu ringde yapıyoruz"

Buse Naz, kadınların boksta çok başarılı olduğunu ve olumsuz bakış açıların değişmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bazen dışarında kadınlar tarafından, 'Kadınlar boks yapar mı, nasıl dövüşüyorsunuz' şeklinde bakış açısı oluyor. Bu bazen üzüyor bizi. Biz sadece bu sporu ringde yapıyoruz. Ringin dışında bir kadın olarak makyajımızı da yaparak günlük yaşamımızı sürdürüyoruz. Bazen soruyorlar, 'neden cimnastik veya başka spor değil' diye. Benim belki o sporlara yeteneğim yok. Basketbol oynamak için boyum uzun değil. Her şeye yeteneğimiz olmayabiliyor. Bu spora dövüşmek olarak bakmamak lazım. İşinizi özveriyle yapmak çok önemli. Zorlukla bunlar oluyor, bazen dışarıdan istediğimiz desteği göremiyoruz. Ben bu sporu yaptığım için ilk yurt dışı deneyimimi 14 yaşında yaşadım. Farklı ülkeler görüyoruz. Böyle güzellikleri var."

Fenerbahçe'ye yeni transfer olduğunu aktaran Buse Naz, "Fenerbahçe büyük bir aile. Bu büyük ailenin fertlerinden biriyim. Başkanımız Ali Koç tarafından desteklenmek çok önemli. Arkamızda büyük bir destek var. Her şey maddi olarak düşünülüyor ama özellikle manevi olarak da büyük bir destekle ringe çıkıyoruz. Çok mutluyum burada olduğum için." değerlendirmesinde bulundu.

"Hayalim olimpiyat madalyası"

Buse Naz Çakıroğlu, hayalinin 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'na katılarak madalya kazanmak olduğunu dile getirdi.

Çalışmalarını bu hedef doğrultusunda sürdürdüğünü anlatan şampiyon boksör, "İşini özveriyle yapan her sporcu gibi benim de hayalim olimpiyat. Olimpiyata katılmaktan ziyade, olimpiyat madalyası almayı hedefliyorum. Bu hayalimi Türkiye'nin büyük kulüplerinden biriyle gerçekleştirmek için buradayım. Burada daha büyük başarılara imza atacağımı düşünüyorum. Fenerbahçe'de her branşta büyük sporcular var, burası büyük bir aile." şeklinde konuştu.

Olimpiyatlara 1,5 yıl kaldığını hatırlatan Buse Naz, "Bu süre bizim için çok hızlı geçecek. Çocukluğumdan beri bunun hayalini kuruyoruz. Olimpiyatta madalya alan kadınları izliyordum. Orada bulunmak istememin en büyük nedeni, Fenerbahçeli bir sporcu olarak gururla bayrağımızı dalgalandırıp İstiklal Marşı'mızı okutmak. Gerçekten bunu hayal ediyorum. Bir kadın olarak Türkiye'den boks branşında oraya giden ilk sporcusu olarak tarihe yazılmayı istiyorum." diyerek sözlerini tamamladı.