Başkanımız Sadettin Saran, Kulübümüzün Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nın ilk gününde kürsüye çıktı ve camiamıza şu sözlerle seslendi:
Sayın Yüksek Divan Kurulu Başkanımız, değerli kongre üyelerimiz, ekranları başında bizleri takip eden değerli taraftarlarımız ve kıymetli basın mensupları, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
BİZ BU GÖREVE ŞARTLAR UYGUN OLDUĞU İÇİN DEĞİL, FENERBAHÇE’NİN BİZE İHTİYAÇ DUYDUĞUNA İNANDIĞIMIZ İÇİN GELDİK
Bugün bu kürsüde bir dönemin son konuşmasını yapmak için bulunuyorum. Biz bu göreve şartlar uygun olduğu için değil, Fenerbahçe’nin bize ihtiyaç duyduğuna inandığımız için geldik. Seçimin zamanlamasıyla ilgilidüşüncelerimizi o gün de açıkça ifade ettik. Ancak sorumluluktan kaçmayı değil, elimizi taşın altına koymayı tercih ettik.
Süreç boyunca hiçbir zaman şartlardan şikayet etmedik. Göreve geldiğimizde neyle karşılaştıysak onu kabul ettik ve bahane üretmek yerine çözüm üretmeyi seçtik.
Belki bu yüzden normalden daha çok eleştirildik, hatta bizim kabahatimiz olmayan konularda da eleştirildik. Ama bugün dönüp baktığımda, bundan dolayı bir pişmanlık da duymuyorum.
BU GÖREVİ DEVRALIRKEN NE KADAR SORUMLULUK HİSSEDİYORSAK, BUGÜN AYRILIRKEN DE AYNI SORUMLULUĞU HİSSEDİYORUZ
Biz bu göreve, aynı şeyleri tekrar etmek için gelmedik. Zaten sizler de değişim beklediğiniz için bu sorumluluğu bize verdiniz. Sekiz ay önce bu görevi devralırken ne kadar sorumluluk hissediyorsak, bugün ayrılırken de aynı sorumluluğu hissediyoruz.
Biz, göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Fenerbahçe’nin yeniden umut veren, yeniden heyecan uyandıran bir kulüp olması için çabaladık. Bu süreçte kulübümüzün ihtiyaç duyduğu her noktada çözüm üretmeye çalıştık.
Kulübümüzün önünü açacak çalışmalar yürüttük.
GÖREV SÜREMİZ KISA OLDU; ANCAK BU SÜRE İÇİNDE FENERBAHÇE TARİHİNİN BİR SEZONDA EN FAZLA KUPA KAZANAN YÖNETİMİ OLMAYI BAŞARDIK
Birçok branşta zirveye oynadık. Kupalar kazandık. Sevindik, üzüldük, düştük ama yeniden ayağa kalktık. Görev süremiz kısa oldu; ancak bu süre içinde Fenerbahçe tarihinin bir sezonda en fazla kupa kazanan yönetimi olmayı başardık. Bu kulübün dışarıdaki düşmanlarını da düşündüğünüzde kazandığımız hiçbir kupa küçümsenebilecek bir başarı değil.
Ama hepimizin bildiği gibi… Bu camiada futbolun yeri her zaman başkadır. Biz de bunun sorumluluğunu bilerek hareket ettik.
BELKİ İSTEDİĞİMİZ BÜYÜK MUTLULUĞU YAŞAYAMADIK AMA BU UĞURDA ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPMAYA ÇALIŞTIK
“Ne sabır ne süre” dedik. Çünkü Fenerbahçe Başkanı, şampiyonluk hedefi dışında hiçbir hedef koyamaz kendine. Belki istediğimiz büyük mutluluğu yaşayamadık ama bu uğurda elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Hatta bazen görünenden çok daha fazla mücadele vermek zorunda kaldık. Kulübümüz için iyi niyetle, samimiyetle ve büyük bir aidiyet duygusuyla çalıştığımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Biz, bir gole sizin kadar sevinen,
Bir puan kaybına sizin kadar üzülen,
Sizin kadar sinirlenen,
Sizin kadar inanan bir yönetim olduk.
Sezonu da ocak ayında en büyük rakibimizi yenerek kazandığımız bir kupayla tamamladık. Bizim için yeterli mi? Elbette ki değil ama bu kupanın da bir dönüm noktası olabileceğine inanıyorum, inanıyorum ki çok sürmeden şampiyonluklar da gelecek.
ZOR DÖNEMLERDEN GEÇERKEN, CAMİADAN GÖRDÜĞÜM SEVGİ, DESTEK VE O BİRLİKTE YAŞADIĞIMIZ GÜZEL ANLAR BENİ AYAKTA TUTTU
Fenerbahçe’nin hedefi her zaman en büyüğüdür. Bu kadar kısa sürede bile çok güzel anlar yaşadık. Çok mutlu, umutlu günlerimiz oldu. Tüm bunlar olurken, ben de 62 yıllık hayatımın en zor dönemini burada yaşadım ama şunu da söylemem lazım; bu dönemlerden geçerken, camiadan gördüğüm sevgi, destek ve o birlikte yaşadığımız güzel anlar beni ayakta tuttu.
Belki de bu yüzden, yaşadığım her şeye rağmen bir gün olsun Fenerbahçe’ye olan sorumluluğumdan geri adım atmayı düşünmedim. Hatta tam tersine… Hayatımda hiç olmadığı kadar istedim o kupayı. Çünkü sizlere bir kupayla veda etmek en büyük dileğimdi. Bu camianın yeniden sevinmesini, yeniden umutlanmasını, yeniden şampiyonluk coşkusunu yaşamasını istedim. Belki de bu yüzden her maçta, her puanda, her golde bu kadar heyecanlandım.
O KUPA GELSEYDİ DE BUGÜN BURADA SİZLERE VEDA EDİYOR OLACAKTIM
Ama şunu da bugün burada ilk defa söylüyorum: O kupa gelseydi de bugün burada sizlere veda ediyor olacaktım. Çünkü bu karar bir maçın, bir kupanın ya da bir sonucun kararı değildi. Bu karar, Fenerbahçe'nin menfaatini her şeyin üzerinde tutma kararıydı.
Şahsımla ilgili yürüyen sürecin Fenerbahçe’ye en küçük bir zarar verme ihtimali oluştuğunu hissettiğim anda seçim kararını açıkladık. Çünkü benim için o noktada önemli olan tek şey Fenerbahçe’ydi.
Ama ne yazık ki tam da o andan sonra, olması gerekenin tam tersi bir iklime girdik. Biz bu sürecin camiayı sakinleştirmesini, ortak hedefe yöneltmesini isterken; bazıları bunu yeni bir kavga alanına çevirmeyi tercih etti.
Biz şampiyonluğa odaklanmak istesek de bazıları ısrarla kongreye odaklanmayı tercih etti. Buna rağmen bugün buradan kimseye kırgınlık duyarak ayrılmıyorum.
Çünkü günün sonunda hepimizin istediği şey aynı: Fenerbahçe'nin yeniden şampiyon olması.
Bunun için ne değişmeli diye soracak olursanız...Açık konuşmak gerekirse, biz uzun zamandır kırılgan bir camiayız. Şampiyon olamamanın verdiği burukluk, öfke ve hayal kırıklığı zaman zaman hepimizin ruh haline yansıyor.
Ben eylül ayında bu kürsüde konuşurken en büyük hayalimin bu iklimi değiştirmek olduğunu söylemiştim. Çünkü inanıyordum ki Fenerbahçe'nin yeniden şampiyon olması için önce kendi içinde huzuru bulması gerekiyordu.
Ama ne yazık ki bu süreçte bir kez daha gördüm ki, biz bazen rakiplerimizle mücadele etmekten çok kendi içimizde mücadele ediyoruz.
Ben hatalar yapmış olabilirim. Zaman zaman yanlış kararlar vermiş olabilirim. Bu görevi üstlenen herkes gibi benim de eksiklerim, yanlışlarım oldu ama bir sezon boyunca verilen emeğe, yapılanlara ve ortaya konan iyi niyete baktığımda; hata yapmakla hakkında söylenen her şeyi hak etmek aynı şey değildir.
BEN BUGÜN BURADAN ALNIM AK, BAŞIM DİK ŞEKİLDE AYRILIYORUM
Bugün dönüp baktığımda vicdanımın en rahat olduğu konu da budur. Gönül isterdi ki sizlere hayal ettiğimiz o büyük mutluluğu yaşatabilelim ama demek ki benim hikayemdeki süre bu kadarmış. Ben bugün buradan alnım ak, başım dik şekilde ayrılıyorum.
Belki de en önemlisi; Fenerbahçe’de bu görevlere talip olmanın da, gerektiğinde görevi devretmenin de mümkün olduğunu yeniden hatırlattığımızı düşünüyorum.
Umuyorum ki bu kısa sürede attığımız bazı adımlar, açtığımız bazı yollar ve ortaya koymaya çalıştığımız anlayış; göreve gelecek yeni başkanımıza ve yönetimine de ışık olur ve umarım onlar bizden daha iyisini yapar. Çünkü günün sonunda hepimizin istediği şey aynı: Fenerbahçe’nin yeniden şampiyon olması.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DE FENERBAHÇE’NİN BAŞARISI İÇİN ELİMDEN GELEN DESTEĞİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİM
Bizim görevimiz sona eriyor olabilir. Ancak Fenerbahçemize karşı sorumluluğum sona ermiyor. Bu kürsüden ayrılırken şunu özellikle ifade etmek isterim ki; önümüzdeki dönemde de Fenerbahçe’nin başarısı için elimden gelen desteği vermeye devam edeceğim. Fenerbahçe’ye hizmet etmek benim için her zaman bir sorumluluk oldu ve bazı sorumluluklar makamla başlamaz, makamla da bitmez.
EN BÜYÜK FENERBAHÇE. HEPİNİZİ SEVGİ VE SAYGIYLA SELAMLIYORUM. SAĞ OLUN, VAR OLUN İYİ Kİ VARSINIZ. HAKKINIZI HELAL EDİN
Sözlerime son verirken teşekkür etmek istediğim pek çok insan var. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğüm, çok kısa süre içinde çok büyük sorumluluklar üstlenen ve maalesef zaman zaman haksız şekilde yıpratılan tüm yönetim kurulu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Çubuklu formayı gururla taşıyan tüm sporcularımıza, teknik ekiplerimize, Kulübümüz için gece gündüz emek veren tüm çalışanlarımıza,her daim kulübümüzün yanında duran, maddi manevi destek veren çok kıymetli iş insanlarımıza, derneklerimize ve bizleri bu göreve layık gören siz kıymetli kongre üyelerimize, her yerde, her zaman Fenerbahçemizin yanında olan büyük taraftarımıza teşekkür ediyorum.
Yarın kulübümüzün yeni bir başkanı olacak. Kim seçilirse seçilsin, o andan itibaren hepimizin ortak sorumluluğu yeniden aynı noktada buluşabilmek olmalı.
Çünkü Fenerbahçe’nin artık seçim kavgalarına değil, geleceğine odaklanmaya ihtiyacı var. Seçilecek yeni yönetimin de sakinliği koruyan, ayrıştırmayan, insanları yeniden aynı hedef etrafında birleştiren bir yaklaşım ortaya koymasını temenni ediyorum.
Bundan sonra hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Destek olmak,yol açmak,
aynı hedefe bakabilmek…
Umarım önümüzdeki sezon; şampiyonluk hasretine son verdiğimiz, çocukların yeniden sarı lacivert formalarla sokaklara çıktığı, hep birlikte sevindiğimiz bir yıl olur.
Ve inşallah bir sonraki buluşmamızda burada sorunları değil, başarılarımızı konuşuruz. Kupaları birlikte kutlarız. Çünkü Fenerbahçe’ye en çok yakışan şey budur. Fenerbahçe, bütün fırtınalardan daha büyüktür. Dünden büyüktür. Bugünden büyüktür. Hepimizden büyüktür. En büyük Fenerbahçe. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun iyi ki varsınız. Hakkınızı helal edin."
Basın Fotoğrafları