FUTBOL

Başkanımız Ali Y. Koç, TFF’ye yapılan ziyaretin ardından Riva’da açıklamalarda bulundu

18 Eylül 2025 Perşembe 22:39

Başkanımız Ali Y. Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Şekip Mosturoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte Türkiye Futbol Federasyonu'na yapılan ziyaretin ardından Riva’da basın mensuplarına açıklamalar yaptı. Başkanımızın açıklamaları şu şekilde:
 
BU BİZE KARŞI SEÇİM ÖNCESİ YAPILMIŞ NET BİR OPERASYONDUR
 
“Uzun bir açıklamam olacak. Bir maç skoruna göre federasyona gelip yangın çıkaran, bas bas bağıran bir kulüp değiliz. Biz buraya dünkü maçtan sonra geldik, gelmemizin sebebi, maçtan sonra yaptığım açıklamada da olduğu gibi bu bize karşı seçim öncesi yapılmış net bir operasyondur. Nasıl net bir operasyon diyorum? Manuel yapılan bir atamadır. Zaten biraz sonra geleceğim tüm atamalar manuel yapılıyor. Ve geçmişte Fenerbahçe camiasına derin sıkıntıları olan ve hiç arzu edilmeyen bir saha hakemini, bununla beraber bir süre önce soyadını değiştirmiş olan ve tuttuğu takım malûm olan bir VAR hakeminin bizim maçımıza yollanması bize göre bir seçim öncesi operasyon.
 
Seçim öncesi niye operasyon olduğunu zaten biraz sonra anlatacağım. Biraz sonra anlatacağım şeyler global konular ve bunların her birini Sayın Başkana ve odada bulunan yönetim kurulu üyelerine aktardım. Bir kısmına katıldılar, bir kısmına katılmadılar. Bir kısmını değerlendirdiklerini söylediler. Bunların hepsini dilim döndüğü kadar anlatacağım.
 
Dünü bir bitirelim. Seçime 4 gün kala bu iki hakemin atanmasının ne kadar sakınca yaratabileceğini, ne kadar hassas bir konu olabileceğini Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve yönetimi bilir. Bu yönde de polemiğe, sıkıntıya ve hakem performansına göre büyük tartışmalara yol açabilecek bir seçimi yapılmasına talimat dahi verilse –talimat verilmedi ama- engel olmaları gerekir. Bilerek, isteyerek bunu yaptılar.
 
Dün ne dedim? ‘Hayatta olduğum müddetçe bunun hesabını sormak boynumun borcudur.’ dedim.
 
KÜÇÜK DİLİMİZİ YUTTUK. HAYRETLERE DÜŞTÜK
 
Global konulara gelmeden önce bir konuda da üzüldüğümüzü belirtmek isteriz. O da buraya geldiğimiz zaman bünyelerinde bulunan yabancı hakemlerin 2 pozisyonla ilgili yani bir kornerde çıkan penaltıyla ilgili yazdıklarını gösterdiler. Küçük dilimizi yuttuk. Hayretlere düştük. Kol doğal pozisyonda yazıyor. Oosterwolde’nin de kendisini yere bıraktığını yazıyor. Federasyon Başkanımız ve yönetim kurulundaki arkadaşların görüşü tam böyle mi değil mi değerlendirecekler.
 
MEVCUT BAŞKANIN BAŞARISI TÜRK FUTBOLUNUN BAŞARISI DEMEKTİR. ‘TFF TÜRK FUTBOLUNU YÖNETMEKTE İFLAS ETMİŞTİR.’ DENMEMESİ SON DERECE ÖNEMLİDİR
 
‘TFF Türk futbolunu yönetmekte iflas etmiştir.’ denmemesi son derece önemlidir. Mevcut başkanın başarısı Türk futbolunun başarısı demektir. Ve hala bulunduğumuz noktada yapmak istediği değişimi, değiştirmek istediği zihniyeti, kültürü halihazırda sistemden ayırdığı insanlara baktığımız zaman bu niyeti görüyorum. Ama niyet yeterli değil. Bunu kendisine de söyledim. Bir ekiple yola çıkıyorsunuz. Yola çıktığınız ekibin güvenli olması gerekmektedir. Ne denli güvenli olup olmadıklarını elimdeki bilgilerle kendilerine aktardım. Dedim ki, ‘Geçmişte de çok federasyon götürdüler, yeri geldi kulüp başkanları götürdüler bu insanlar ve üzülerek görüyorum ki bu konu yeterince ciddiyetle ele alınmıyor.’
 
VAR KOORDİNATÖR YARDIMCIMIZIN HAKEMLİK KARİYERİNDEKİ PERFORMANSI EN KISA TARİFLE SORU İŞARETİ
 
MHK Başkanımız hayatı boyunca yanılmıyorsam 6 Süper Lig maçı yönetmiş biri. VAR Koordinatör Yardımcımızın hakemlik kariyerindeki performansı en kısa tarifle soru işareti. Kendisi bir casinoda, kumarhanede görüldüğü için ki kumarhaneye gitmek suç değildir, insan istediği zaman gidebilir, onun üstüne basayım. Ama ben hakem olsam şekil olarak etik değerlendirme için yapmazdım ama herkesin vereceği karar. Bizlerin bu işi deşifre etmesiyle kendisinden savunma istenmiştir. Savunmasını vermeden hakemliği emekliye ayrılmıştır ve bir şekilde kendisine VAR Direktör Yardımcılığı verilmiştir. Bize göre VAR Direktörü olmadığı için kendi direktör ama içeride bize söylenen yabancı hakemlerden, eğitmenlerden biri VAR Direktörü dediler. Peki öyle olsun. Bu kişinin FIFA Kokartlı hakem olmuştur. Başkanımıza da aktardım. Kendisi dil bilmemektedir. FIFA online dil sınavlarını bir kişide yardım alarak geçmiştir. Koşu sınavlarını geçemediği için 2023-24 sezonunda rapor almıştır. 2024-25 sezonunda tekrar geri getirilmiştir. İki kere koşu testini geçemediği için bir kez daha hakemlikte klasman düşmesi gerekirken o işlem yapılmadan önce tez davranarak dilekçe verip VAR hakemliği istemiştir. Geçen seneyi VAR hakemi olarak geçirmiştir. Kumarhane olayından sonra da VAR Direktör Yardımcısı yapılmıştır.
 
Ne diyorum? Hakemlik performansı son derece averaj veya soru işareti olabilecek, FIFA dil testini, online testi birinin yardımıyla geçip dil konuşamayan üç VAR Direktörü, ikisi yabancı, onlarla iletişim kuramayan, koşu testlerini geçemeyen bir insan şu an en önemli noktadadır. Dolayısıyla yüz milyonlarca Euro’nun yatırımların yapıldığı, milyonların takip ettiği, bize göre altıncı kimilerine göre yedinci, sekizinci Avrupa’nın en büyük ligi hakemlik müessesesinin iki önemli kişisinden bahsediyoruz. Yaşar Kemal Uğurlu’yu bir yere not edin.
 
Başkanımıza şunları aktarmaya çalıştım. Evrakta sahtecilikten tutun, sınav sorularının manipüle edilmesini, paylaşılmasını tutun, istenen hakemlerin kayrılması, istenmeyen hakemlere mobbing yapılmasını müessesenin bir kültürü haline geldiğini aktarmaya çalıştım.
 
Şunu da söyledim, mevcut MHK başkanının internet bazlı facetime görüntülü telefon görüşmeleri vasıtasıyla hakemleri arayıp kendilerine, ‘Şu başkanla görüştüm, bu başkanla görüştüm, maçta sıkıntı olmasın’ gibi manipülatif söylemler içinde olduğunu, söylediği hakemlere basına çıkarsa sizden bilirim veya tüm HTS kayıtları elimizde, ben devlete yakınım, her adımınızı biliyorum diye baskı yapmasının kabul edilebilecek bir şey olmadığını söyledim. TFF katılır katılmaz, ciddiye alır, inceletir, inceletmez onlara kalmış. Ama çok yazık olur, bu niyette bir federasyonun bu niyette bir MHK başkanı tarafından sıkıntıya, sekteye uğraması çok sıkıntı olur.
 
BELGELERLE SAHTECİLİK YAPILMASI VE İSTENMEYEN HAKEMLERİ BUNUN ÜZERİNDEN GÖREVLERİNDEN AYRILMASINI SAĞLAMAK ÖNEMLİ KONULARIN BAŞINDA GELMEKTEDİR
 
Kurum içinde belgelerle sahtecilik yapılması ve istenmeyen hakemleri bunun üzerinden görevlerinden ayrılmasını sağlamak önemli konuların başında gelmektedir. Biliyorsunuz geçen dönem iki kişi MHK’den ayrıldı. Biri Ahmet Şahin, biri de Yunus Yıldırım. Ne kadar federasyonumuz bunun böyle olduğunu düşünmese de, kabul etmese de şu an hakemlik müessesesinde bu insanların çok büyük rolü, ağırlığı sistemde vardır. Başkan kabul etmemekle beraber ciddiye aldığını ve dibine kadar araştıracağını söyledi.
 
MAÇ ATAMA SİSTEMİNİN KESİNLİKLE DİJİTAL OLMADIĞINI, TAMAMEN MANUEL OLDUĞUNU VE BU KANDIRMACANIN ARTIK BİTMESİ GEREKTİĞİNİ FEDERASYON BAŞKANIMIZA İLETTİK
 
Nasıl bir etkisi vardır? TFF Faal Hakemleri ve Gözlemciler Derneği diye bir dernek var biliyorsunuz. Oranın etkinliklerine sponsor olan, her etkinliğinde teşekkür alan, hakem atamalarında rol alan, MHK başkanının, kurulunun basında algı yaratabilmesi için basında şu an marka isimlerle bazı akçeli ilişkilere girmesi. Sık Kıbrıs ziyaretleri, Makedonya ziyaretleri. Bu söz konusu derneğin başkanı üzerinden hakemleri manipüle etmesini, yönlendirmesini, yeri geldiği zaman baskı kurmasını dilimiz döndüğünce anlattık. Bu derneğin başkanının ismi, İstanbul başkanı Ferdi Karadoruk beyefendi. Bunu yakın takip etmenizi istiyorum. Biliyorsunuz bu derneğe, mevcut federasyon bunu engellemeye çalışsa da, mecburiyeti ortadan kaldırsa da hakemlerin üye olmaları, 50 bin TL aidat ödemeleri beklenmektedir. Halâ devam ediyor. Buraya üye olmak istemeyenlerin maç atamalarında sıkıntılar yaşanır. Terfilerinde sıkıntılar yaşanır. Adeta üye olunmaya zorlanan dernek. TFF Faal Hakemleri ve Gözlemciler Derneği. Mesela bu sezon 9 hakem terfi etmiştir Süper Lig’e. Terfi eden hakemlerin 9’u da Sayın Ahmet Şahin’e yakın hakemlerdir. Bunu da yakından takip ediyoruz. Bu dernek çok enteresandır ki bugüne kadar hiçbir kulübe açıklama yapmamıştır. Sadece darp olaylarında açıklama yapmıştır. Darp olayı deyince Süper Lig’de yakın zamanda yaşandığını düşünmeyin, ikinci, üçüncü liglerde sürekli yaşanan unsurdur bu. Ancak 9 Ekim 2024 yılında direkt Acun Ilıcalı’yı hedef alarak açıklama yapmışlardır. Maç atama sisteminin kesinlikle dijital olmadığı, tamamen manuel olduğu ve bu kandırmacanın artık bitmesi gerektiğini federasyon başkanımıza ilettik. Şunu da ilettik, başka bazı hakemler internet üzerinden aranıp baskı kuruluyor. Salı günü hakemler belirleniyor, çarşamba akşamı hakemlere tebliğ ediliyor, perşembe günü açıklanıyor. Ama dedik ki başkanımıza, salı ile çarşamba arası salı günü belirlenen isimlerin sık sık değiştirildiğini, dolayısıyla bizde dışarıdan bir müdahale izlenimi bıraktığını, bunun incelenmesi gerektiğini kendisine aktardık.
 
SINAV SORULARI HAKKINDA
 
Diğer bir konu sınav soruları. Sınav soruları manipüle edilmektedir. Ne dedim biraz evvel, ‘Hakemlere HTS kayıtları elimizde, ne yaptığınızı biliyoruz.’ Bu zihniyetin hangi düşüncenin uzantısı bir yaklaşım olduğunu hepimiz Türkiye’de yakın zamana kadar yaşayarak, okuyarak gördük. Aynı zamanda sınav sorularının da muhtelif akademik eğitim seviyelerinde birileri tarafından kendilerine yakın kişilerle paylaşıldığını tüm Türkiye biliyor. Benzer konu TFF’nin sınavlarında da ne yazık ki gerçekleşiyor. Buna benzer bir iddia basına da yansıdı. Daha çok hakem sayfalarına yansıdı. Çok üstünde durulmadı bir sürü önemli konunun üstünde durulmadığı gibi futbol dünyasında. Ama bahsettiğim Ferdi Karadoruk bazı hakemlere Whatsapp mesajı atıyor ‘şu soruları çalışın’ diye. Bu yansıdı, sonra iş büyümeden unutuldu. Basına yansıyınca MHK’yi TFF çağırıyor, nasıl bu iş oluyor diye sorguluyor. Ama sonucun ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Onu da takipteyiz. Ancak bu camiada bulunan herkes bu soruların Ferdi Karadoruk’a kim tarafından yönlendirildiğini gayet iyi biliyorlar. Şimdi o ismi zikretmeyeceğim. Ama hakemlik camiasını biraz araştırırsanız kimi kastettiğimi çok çabuk anlayacaksınız.
 
Bu niye yapılıyor? Yükselmesini istediği hakemlerin yükselmesi için. Yani liyakat değil, kayırmayla yapılan atamalardan bahsediyorum. Sınavlar üzerinde oynanıyor. Düşük puanlar artırılıyor.
 
Hakem atamaları. ‘Manuel’ dedik, ‘dijital değil.’ dedik. Artık bari ülkeyi bari kandırmayı bıraksınlar, bunun manuel olduğunu açıklasınlar.
 
Bir de deneyimli hakem, tecrübeli hakem, güçsüz hakem, deneyimsiz hakem konusu var. Deneyimsiz veya yeni genç hakemler büyük kulüplerin maçlarında tabii ki doğal olarak etkileniyorlar. Bu meslekte kariyer yapmak istedikleri için büyük takım maçlarında daha hassas davranabiliyorlar. Sizden ricam 4 büyük kulübün ilk 5 haftasında atanan hakemlerin, VAR hakemlerinin tecrübelerine bakın, hangi kulübe tecrübeli hakem yollanıyor, hangi büyük kulübe tecrübesiz hakem yollandığını lütfen inceleyin.
 
EĞİTİMLER HAKKINDA
 
Eğitimler. Şu ana kadar ne dedik? Atamalar sıkıntılı. Sınavlar sıkıntılı. Kural sınavı olur, atletik sınav olur. En önemli noktadaki kişiler sorunlu. Manipülasyona gelmeyen hakemlere mobbing yapılıyor. Eğitimler. Dikkat ederseniz, eğitimlerde Süper Lig’den ziyade 1. Lig ya da yurt dışından görüntüler kullanılıyor. Buradaki düşünce de şu, kulüpler üstümüze gelmesin. Kendine güvenen, özgüveni yüksek olan, doğru, adil iş yapan bir insan, bir kurum, bir kurul bundan korkmaz, endişe etmez, çekinmez. Bir örnek vereceğim. Geçen sene basit faullerle ilgili bir eğitim yapılıyor. Süper Lig’den bir takımın Halil Umut Meler’in yönettiği maçından görüntüler, iki futbolcunun ne kadar kolay, basit faul aldığı üç, dört tane görüntü eğitim sunumuna konuluyor. Koyan da hizmet veren yabancı bir hakem. Bu maç 25 Ocak 2015’te oynanıyor. Eğitim öncesi MHK başkanı bu sunuma bakıyor ve söz konusu 3-4 pozisyonu çıkartıyor, ‘Bana bu kulübü saldırtacak mısınız?’ diyerek, endişe ederek, belki de koltuğunu daha sağlam tutmak için bunları çıkartıyor. Doğru mu, değil mi hepsini anlattım. İncelesinler, dönsünler.
 
BİZİM İÇİN BU NAMUS DAVASIDIR. SONUNA KADAR DA ÜSTÜNE GİDECEĞİZ
 
Hazirandan beri MHK’nin başındaki kişiler, ağır topları Fenerbahçe seçimi üzerinde aralarında muhabbetler ediyorlar. ‘Ali Koç giderse ne olur? Aziz Yıldırım gelirse ne olur? Kim üzerinden ona ulaşırız, daha rahat ederiz?’ vs. Bunlar net, tespitli, şahitli konuşmalar. Tabii biz hepsini zamanı gelince çıkartacağız. Bunlar ilk başta, bu potpori federasyonun niyetine güvendiğimiz için kendilerine bu işleri araştırmalarını ve kendi kuyularının kazılmaması için önlem almaları için söylenen şeyler. Biz ne yapacağımızı dün gece söyledik. Bizim için bu namus davasıdır. Sonuna kadar da üstüne gideceğiz.
 
HAKEM İŞLERİ KOORDİNATÖRÜNÜN FAAL HAKEM OLMASI UEFA VE FIFA’YA GÖRE ETİK DEĞİL
 
Bir şey daha söyledik. Onu başkan biliyor. Hakem İşleri Koordinatörü şu an faal bir hakem. Hakem İşleri Koordinatörünün faal hakem olması UEFA ve FIFA’ya göre etik değil. Mevzuata göre uygun değil. Kendilerinin niye böyle yaptığını anlattılar. Onu da dile getirmek isterim. Hakem İşleri Koordinatörü hakemlerin maaşlarından, gözlemci raporlarından, atamalara kadar her şeye vakıf. Geleceğin hakemlik müessesesinde ve atamaları şekillendiren bir konumdaki kişinin aynı zamanda faal bir hakem olmasını size bırakıyorum. Bize göre bir yapı yok edilmeye çalışılırken yeni bir yapı, belki de birden fazla yapı inşa ediliyor. Bunu da ilerleyen günlerde anlatacağız. Şu an değil.
 
Son olarak da hakemlerin arasında MHK başkanının lakabı taktik subay. ‘Gayet normal, askeriyeden geliyor.’ Ama taktik subay adını almasının sebebi, bir şekilde federasyon başkanımızı ve ilgili yönetim kurulu üyelerini çarpıtılmış bilgilerle çok çabuk ikna ediyor olabilmesinden dolayı hakemler arasında kendisine takılan isim taktik subay.
 
Tüm verdiğim, paylaştığım bende olan bilgilerin sadece küçük bir kısmı. İsimler verilmiyor dikkat ederseniz. Bir çağrı yapacağım. Federasyon başkanımıza içeride çağrıyı yaptım. Sayın Cumhurbaşkanımıza çağrı yapmak istiyorum. Adalet Bakanımıza, Spor Bakanımıza çağrı yapmak istiyorum. Ama hepsinden çok hakları yenen idealist ama sistemde biat etmedikleri için, manipülasyonlara direndikleri için önleri kapatılan, mobbing yapılan hakemlere sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekâsı için sesleniyorum. Futbol toplumsal olarak çok büyük etki alanı olan bir spor.
 
Bakın bir belediye başkanının yaptığı saçma sapan, edepsiz bir açıklamadan dolayı Trabzonspor maçının devre arasında, iki camia birbirine düştüler. O kişi o açıklamayı yapmasaydı belki Trabzonspor Başkanı farklı bir açıklama yapacaktı daha itidalli, biz açıklama yapacaktık daha itidalli. Ama iş öyle bir hale geldi ki, iki camia kanlı bıçaklı hale getirildi bir kişinin açıklamasından dolayı. Hakemlik müessesesi futbolun en önemli müessesesidir. Bu kişilerin Türk futbolunu yönetim şeklinden dolayı toplumsal huzursuzluk korkarım ki bu sezon da derinleşerek ve artarak devam edecektir. Yaz tatilini bitirdik, ligler yeni başladı, millî ara oldu, belki çok dikkat etmiyoruz, okula yeni dönülüyor, insanlar yeni yeni futbola odaklanıyorlar ama daha beşinci haftada bunlar yaşanıyorsa… MHK’ye biliyorsunuz ‘Yegâne şans verelim, kendilerini göstersinler.’ diyen takım bizdik. Geçen sezonun sonlarından dolayı biz de o duruştan ayrıldık. Neredeyse bütün büyük takımlar, hatta neredeyse değil, tüm büyük takımlar, biz dahil, bu müessesede bir değişikliğe gidilmesi gerektiğini telaffuz ediyorlar. Başkanımıza da onu söyledim; ‘Sizin bile kuyunuz şu an kazılıyor olabilir. Madalyonun iki yüzü var. İki tarafına bakın, size söylenen her şeye tam olarak itibar etmeyin. Bizim verdiğimiz bilgileri lütfen derinlemesine inceleyin çünkü bu gidişat bir yapı temizlemeye çalışılırken başka bir yapı kurulmak üzeredir.’ dedik.
 
FEDERASYONUMUZUN İYİ NİYETİNİ ATACAĞI ADIMLARLA GÖRMEK İSTİYORUZ.
 
 
Geldiğimiz nokta itibarıyla kendi aralarında değerlendirme yapacaklar, önümüzdeki günlerde neyin ne olacağını hep beraber göreceğiz. Ama Fenerbahçe camiasının bu gidişata dur demesi için başkanının, yöneticilerinin federasyonu ziyaret etmesi, böyle bir açıklama yapması yeterli değildir. Biraz evvel telaffuz ettiğim, devletimizin ilgili önemli yerleri ve başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu konuya el atılması gerekmektedir. Yoksa fatura yine federasyon başkanına ve yönetim kuruluna kesilecektir. Biz iyi niyetten dolayı şu anda bu noktada değiliz. Ama sonuçta federasyonumuzun iyi niyetini atacağı adımlarla görmek istiyoruz.
 
BİZE SEÇİM ÖNCESİ OPERASYON YAPILMIŞTIR. BUNUN HESABINI ER GEÇ VERECEKSİNİZ
 
Çok ciddi, vahim iddialarda bulunuyorum. Bize seçim öncesi operasyon yapılmıştır. Hakemlik müessesesinin Fenerbahçe camiasını aralarında konuşuyor olması bile abesle iştigal. Ama siz böyle yaptığınız için, biz de bunu namus davasına çevirdiğimiz tüm pisliklerinizi tek tek ortaya çıkaracağız. Başkan olalım olmayalım. Yönetimde olalım, olmayalım. Bunun hesabını er geç vereceksiniz. Bu işler bu kadar basit değil. Bugüne kadar basit bir şekilde yapıldı.
 
SONUNA KADAR HAKKIMIZI KORUMALIYIZ. HAFTA SONU SEÇİMLER OLMASAYDI BÜYÜK BİR YÜRÜYÜŞ DÜZENLEYECEKTİK
 
Türk futbolunun marka değerini korumak istiyorsak açıklama yapan yöneticilere ceza vermeyi değil, yöneticileri, açıklama yapmak zorunda bırakan çok kötü hakem performanslarına ivedilikle eğilmek gerekmektedir. Fenerbahçe camiasına dün gece de söyledim. Sokaksa sokak. Sosyal medyaysa sosyal medya. Sonuna kadar hakkımızı korumalıyız. Hafta sonu seçimler olmasaydı büyük bir yürüyüş düzenleyecektik çünkü ne yazık ki başka türlü derdimizi anlatamıyoruz. Federasyon Başkanı ve Başkanvekilinin ciddi ciddi bizi dinlemeleri, katıldıkları yerlerde ve katılmadıkları yerlerde açık bir şekilde pozisyonlarını, duruşlarını belirtmeleri, bilmedikleri konuları da değerlendireceklerini söyledikleri için bence hakkaniyet çerçevesinde birkaç gün beklemekte fayda görüyorum.
 
Biz tüm seçim çalışmalarımızı rafa kaldırdık. Bu onu çok önemli. Belki de bir kez daha hakkımızın yenmesinin bu kadar erken haftalarda olmasının belki de ileri dönük olarak her şerde bir hayır vardır diyelim. Biz buraya kelle almaya gelmedik. Ama siz dikkat etmelisiniz, sizin kellenizi alacak şekilde kellenizi alacak bir şekilde hakemlik müessesesi yürütülmektedir. İlgili tüm mercilere tekrar hitap ediyorum. Sokaktaki halkı rahatsız eden yeterince unsur var. Futbol bunlardan biri olmasın. Futbol yeterince ayrıştırıcı bir unsur oldu. Daha fazla olmasın. Herkes istisnasız sahada hakemin konuşulmadığı adaletli bir futbol istiyor. Bana UEFA Başkanı bir laf etmişti; ‘Ben hakemi sahada görmediysem, demek ki hakem çok iyi bir performans sergilemiştir.’ ‘Ne demek o?’ dedim. Anlattı. ‘Ben hakemlerden şunu isterim.’ dedi. ‘Seni sahada görmeyeceğim.’ Biz de bunu istiyoruz. Maçlardan sonra hakemlerin konuşulmadığı, futbolun konuşulduğu bir Türk futbolu istiyoruz.
 
Şu argümanları da şiddetle reddediyorum; kaleciniz topu elinden kaçırmasaydı, fişi erken çekseydiniz… Bu kesinlikle kabul edilebilir yaklaşım tarzı değil. Biz de fakrındayız, daha iyi top oynayabilirdik. O demek değil ki hakkımız yenecek. Trabzonspor maçında Trabzonspor’un bir golü sayılmadı. Trabzonspor kendi cephesinden konuyu ele alarak bağırdı, biz kendi cephemizden konuyu ele alarak karşı bağırdık. Bize göre faul, ona göre değil. Sorduğumuz yabancı hakemlerden ‘faul’ diyen var, ‘faul değil’ diyen var. Ortada bir pozisyon. Bizim çizgiyi geçen pozisyonumuz ortada bir pozisyon değil. Onuachu’nun kırmızı kart görmesi ortada olan bir pozisyon değil. Bunlar konuşulmadı. Ne konuşuldu? Trabzonspor’un attığı, iptal edilen gol. Herkes kendi çerçevesinden bakıp kendi hakkını korumaya çalışması da olmaz. Hepimiz doğruya doğru, yanlışa yanlış demeliyiz. Federasyonun bu dönüşümü yapmasına fayda sağlamamız lazım. Federasyon bu dönüşümü yapmaktan imtina ederse de en azından Fenerbahçe camiası olarak farklı bir yol çizmek durumundayız.
 
SORU-CEVAP
 
Ben buraya bir maç için gelmedim. Ben hakemlik müessesesinin başında olan kişi ve kuruluyla çok daha kötü bir noktaya gittiğini başkanımıza anlatmak için buradaydım. Biz de genç hakemler istiyoruz. Genç hakemlere süre verilmesini, sabır gösterilmesini biz de istiyoruz. Ama genç hakemler liyakatla mı atanıyor? Terfiler liyakatla mı yapılıyor? Sınavlar hak ettiği gibi mi yapılıyor? Sınavlar hak ettiği gibi mi yapılıyor? Koşu sınavlarında huniler olması gerektiği mesafede mi duruyor? Bahsettiğim derneğin hakemlik müessesinde etkisi, ağırlığı var mı, yok mu? Ahmet Şahin, buradan yollanan kişi hala bu müessesede ve bugünün işlerinde ne kadar aktif ne kadar değil bunları bilmek istiyoruz. Dolayısıyla bizim derdimiz VAR kayıtları değil. Çok daha büyük fotoğraf bizim derdimiz. Hakemlerin binlerce dava açtığını kim ortaya çıkardı? Fenerbahçe camiası çıkardı. Federasyonumuz önlem aldı. Artık eskisi gibi değil. Binlerce davası olan adamlar ihale etmedikleri davalarını geri çektiler. Artık federasyon üzerinden yürüyecek. Ama kötü performansından dolayı hakaret yiyip hukuku ekmek parası haline getirmek hangi sistemde görülmüş?
 
Mevcut MHK Başkanıyla sorunlar çözülmez. Ama sorunun uzun vadeli çözümü de sadece yabancı VAR, yabancı hakem değil. Doğru, dürüst bir MHK, liyakat sistemiyle yetişmiş hakemler. Biraz evvel de söyledim, Sayın Büyükekşi’ye de söyledim. ‘Yanlış yapıyorsunuz, UEFA’ya hakem yollamayalım’ dedim. Sayın Büyükekşi’ye de, Sayın Hacıosmanoğlu’na da söyledim. Ben sizin yerinizde olsaydım 3 sene, 5 sene… Nasıl holiganlık olaylarından dolayı Margaret Thatcher 5 sene İngiliz futbolunu Avrupa’ya yollamadı, kendi iradesiyle ülke. Bizim kendi irademizle hakemleri yollamayın, kendi bahçemizi düzeltip öyle yollamamız lazım. Futbol takımları nasıl bayrağı taşıyorsa, yurt dışı maçlarında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorsa hakemlerin de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeleri lazım. Şu anda mevcut kadrolar bunu yapabilecek kapasitede değilse, bunu yapabilecek kapasiteye gelene kadar yollamayalım. Geçmişte aldığımız maç sayısına, maç önemine bakın. Bugün aldığımız maç sayısına ve önemine bakın. Bakın, inceleyin. Temizleyelim arka bahçemizi. Hepimizin çorbada tuzu olsun. Ama şu anki gidişat, üzülerek söylüyorum, bizlerin de başını yakacak, federasyonumuzun da başını yakacak.
 
Bir değişim olduğunu şöyle söyleyebiliriz. 2 Nisan Olağanüstü Genel Kurulundan sonra federasyon seçime gitmek zorunda kaldı. Federasyon başkanı %1000 kazanacak, kazanamadı yeni başkanımız geldi. Bir maç dahi olsa, dünyanın en iyi hakemlerinden birileri bize yollandı. Yarım devre VAR hakemi oldu. Bazı hakemler sistemden çıkartıldı. Dolayısıyla doğru istikamette adımlar var. 25, 30 senede çöreklenen bir yapının bir sezonda çözülmesini beklemeniz, aynı Fenerbahçe camiasının yapıyı yıkmayı sadece Fenerbahçe başkanı ve yöneticisinden beklemesiyle eş değerdir. Biz camia olarak bunu ele almalıyız. O yüzden karamsarlığım, elimde olan bilgiler, belgeler ve olaylardan kaynaklanmaktadır. Yabancı hakem gelmesi kolay değil. Hem maliyetli hem de kalite açısından.
 
 Federasyonun neye katılıp neye katılmadığı bizde kalsın. Federasyonun kapısı her kulübe açık. Herkes gelip derdini anlatabiliyor. Herkesi de dinliyorlar sağ olsunlar. Ne kadarını çözüyorlar, ne kadarını çözemiyorlar bizim özelimizde zaman içerisinde göreceğiz. Ben bir dostu, kardeşi olarak aynı ideallerde Türk futbolunu temizlemek isteyen iki insan olarak kendisini kendi etrafındaki insanlar konusunda dilim döndüğünce elimdeki bilgi ve belgeler çerçevesinde bilgilendirmeye çalıştım. Bu federasyonu da yıkmaya çalışan bir düşünce var. Ama bu federasyon bu bahsettiğim sorunları ciddiye alırsa, taktik subayın anlattığı konularda madalyonun diğer yüzünü araştırırsa zaten konular ortaya çıkacaktır. Ben inanıyorum ki bazı konular yargı marifetiyle çözülecektir.
 
Bugünkü sakinliğimize aldanmayın. İçimizde fırtınalar kopuyor. Bizim seçimimizden 3-4 gün önce bu iki hakemi yollayanlardan biz hesabını soracağız. Öyle de, böyle de.
 
Yabancı hakem konusunda, bence yabancı VAR konusunda bu sezon ciddi ciddi düşünülmesi gerekir. Ama üst düzey, her maça gelecek yeterince hakem Avrupa’da yoktur. Bunu yaşayarak gördük. Ama Yunanistan’daki örnek verildi. Ben şuna da karşıyım. Olacaksa herkese olmalı. Şu maç önemli, bu maç önemsiz yaklaşımı bence hakkaniyet çerçevesinde değil ki yarım saattir hakkaniyet ve adaletten bahsediyoruz. Her maç için de çok zor olur.”