Üst üste üçüncü, toplamda ise sekizinci kez adını EuroLeague’de son 4 takım arasına yazdıran Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımız, 22-24 Mayıs tarihleri arasında Atina’da düzenlecek Final Four organizasyonu öncesi basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Fenerbahçe Basketbol Müzesi’nde düzenlenen basın toplantısında Genel Menajerimiz Derya Yannier, Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius, Takım Kaptanlarımız Melih Mahmutoğlu ve Nicolo Melli ile oyuncularımız Wade Baldwin IV, Talen Horton-Tucker ve Tarık Biberovic soruları yanıtladı.
Öncelikle kısa bir sezon değerlendirmesi ile başlayan organizasyon, soru-cevap şeklinde ilerledi.
Basın toplantısında ilk olarak söz alan Genel Menajerimiz Derya Yannier, sözlerine sağlık problemi yaşayan Anadolu Efes kondisyoneri Serhat Güneş’e geçmiş olsun dileyerek başladı. Final Four’a kalmanın zorluğundan ve öneminden bahseden Yannier, “Yeni bir Final Four basın toplantısında beraberiz. Üç sene üst üste, son 11 senede de 8. kez Final Four’dayız. Bu Fenerbahçe Basketbol Şubesinin gerçekten Türk sporunda öncülük yaptığının en net göstergesi. Bu bakımdan tekrardan Final Four’da olduğumuz için çok mutluyuz ve gururluyuz. Bütün ekibe sizlerin huzurunda tekrardan teşekkür ediyorum. Tek bir dileğim ve isteğim var. Bunun normalleşmemesi çünkü gerçekten bu kolay ve normal bir başarı değil. Son 4 takım arasına kalabilmenin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Bu sene özelinde 20 takım ve çok talepkar bir takvim vardı. Dolayısıyla daha da zordu. Bütün bu serüvenin sonunda burada olabilmek hepimiz için çok önemli olmalı. Bunun yurt dışındaki yansıması inanın çok pozitif. Umuyorum ki yurt içinde de bunun değeri sizler ve tüm halkımız tarafından anlaşılıyordur. Haftaya Final Four’da olacağız. Yine her sene olduğu gibi kupayı kazanmaya çalışacağız. Umuyorum bu müzeye tekrardan kupa getirmek hepimize nasip olur.” dedi.
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius ise, “Heyecanlı ve mutluyuz. Takımımızı en iyi şekilde hazırlayarak oraya gidip elimizden gelenin en iyisini yapacağız.” diye konuştu.
Büyük bir başarıya daha imza attıklarını belirten Kaptanımız Melih Mahmutoğlu, “Medya günleri bazen oyuncular için sıkıcı geçebilir ama Final Four’a kaldıktan sonraki medya günleri bizim için çok keyifli ve gurur verici. Kulüp ve basketbol şubesi olarak büyük bir başarıya imza attık. Tabii ki işimiz daha bitmedi. Oraya gidip kupayı da kazanmak istiyoruz. En önemlisi buradan en hazır şekilde oraya gitmek ve ilk maçımız olan Olympiacos’a karşı iyi performans sergileyip, inşallah finale kalıp tekrardan müzemize kupayı getirmek. İnşallah nasip olur.” dedi.
Bu başarı ile yetinmemeleri gerektiğini ifade eden Kaptanımız Nicolo Melli ise, “Büyük bir sonuca ulaştık ama bununla yetinmemeliyiz. Yapacağımız daha fazla şey var. Şimdi en iyi şekilde hazırlanmalıyız ve tüm sezon boyunca hedeflediğimiz şeyin peşinden koşmalıyız.” açıklamasında bulundu.
SORU-CEVAP
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius: “Açıkçası biletleri kim alıyor, nasıl ilerliyor, bilmiyorum. Tek bildiğim bana gelen çok fazla bilet talebi var. Çok normal. Final Four'larda olan bir şey. Sezonu birinci sırada bitirmiş büyük favori olan bir takımla oynayacağız. Kendi adımıza doğru mantalite ve fiziksel olarak hazır olmayı hedefleyeceğiz. Bunu yapabildiğimiz zaman herkesi yenebileceğimizi biliyoruz. Olimpiakos’un da aynen bu şekilde düşündüğünden eminim. Atmosferin çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Final Four’un birinci kuralı oraya gittiğinizde atmosferden, otelden, medyadan kısaca tüm detaylardan etkilenmemek. Dikkatinizi koruyarak orada en iyi seviyede olmaya çalışmak. Kesinlikle her zaman olduğu gibi çok zor bir Final Four olacak.”
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius: “Bu hikayede her sezona, her aya ve her maça farklı farklı bakmak gerekiyor. Yeni bir takımdık. Takımdan ayrılan birçok isim vardı. Çok değişikliğimiz vardı. Bu serüven boyunca kendi yolumuzu bulmaya çalıştık. Çok fazla değiştirmemiz gereken şey vardı. Bunu yavaş yavaş başardık fakat sakatlıklar bizi biraz yavaşlattı. Play-off öncesi takım olarak bir araya geldik. O dönemi iyi geçirdik. Zalgiris serisi öncesi özellikle sağlıklı kalarak iyi bir duruma geldik. Bunun devamında aynısını yapabilecek miyiz, buna bakmamız gerekiyor. Hem Final Four hem de Türkiye Ligi için mücadele etmeye devam ediyoruz.”
Kaptanımız Melih Mahmutoğlu: “Önemli olan kupayı almamız. Kupayı kaldıracak kişi yanımda oturuyor. (Melli) Çok güzel atmosfer olacaktır. Taraftarlarımızdan, kendi çevremden de bilet talebinin çok olduğunu biliyorum. Final Four ortamı her zaman çok keyifli oluyor. Düşüncemiz saha içi. Oraya odaklanacağız. En iyi performansımızla inşallah ülkemize tekrardan kupa kazandıracağız."
Kaptanımız Nicolo Melli: “İki üzüntü, bir mutlu anımız var. Bunu şimdi eşitlemeye bakalım. Bizim için önemli olan hazır olmak ve bunun için mücadele etmek.”
Genel Menajerimiz Derya Yannier: “Öncelikle hiçbir organizasyon için bu kadar sık yönetim ve başkan değişikliği çok olağan bir şey değil. Bu senenin başında seçim olduğunda takıma durumu anlatmam gerekiyordu. Soyunma odasında ‘başkan değişecek’ dediğimde bütün oyuncular suratıma garip bir ifade ile baktılar. ‘Geçen sezon tarihi bir dönemi bıraktık, nasıl başkan değişiyor’ diye. Anlamak kolay olmuyor. İşin şakası bir yana şunu söyleyebilirim. Benim olduğum pozisyon açısından başkanın, yönetim kurulunun ve bu şubeye bakan yöneticinin desteği ve bize rahat çalışma alanı sağlaması en kritik şey. Onu sağladıktan sonra ben de açıkçası bunu takıma sağlayabiliyorum. Bir önceki yönetimle çok uyumlu çalışıyorduk. Yönetim değişikliği olduktan sonra da sağ olsunlar, hem başkanımız, hem şubeye bakan yöneticilerimiz aynı alanı bize sağlamaya devam ettiler. Biz de aynı rahatlıkla çalışma imkânımızı sürdürdük. Umuyorum bu sağlıklı ortamı önümüzdeki dönem de sürdürmeye devam edebiliriz.”
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius: “Emin olun bugünler de çok rahatım. (Gülerek) Özellikle Beşiktaş Gain karşılaşmasında rakibin maça 24-1’lik seriyle başlaması sonrası bu konuda kendi zirvelerimden birini yaşadım.”
Kaptanımız Melih Mahmutoğlu: “Fenerbahçe’nin olduğu her yerde her zaman tek hedef kupa. Biraz sıradanlaştırma durumunu (amatör branşlarda) bazen özellikle kendi taraftarımızın medyasından duyuyorum. Buradan cevap vermeye çok da gerek yok zaten her şey ortada. Kazanılan başarılar belli. Taraftarın buraya gelişi ortada. Sezon başları kombine satışları belli. O yüzden bu kulüp ve bu takım uzun senelerdir gerçekten kimsenin başaramadıklarını başarıyor. Derya da (Genel Menajerimiz) söyledi. Geçmişteki başkanlarımız ve yöneticilerimiz buraya çok sahip çıktılar. Bize çok inandılar. Geçmişteki yönetimler de şimdiki yönetim de böyle. Başkanlar da öyle. Hepsine bir kez daha buradan teşekkür ediyorum. Buraya geldiğimde Aziz Başkan vardı. Sonra Ali Koç Başkan ve şimdi Sadettin Başkan. Hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum. Burayı her zaman en iyi şekilde tuttular. Bu gerçekten büyük başarı. İnşallah bundan sonra da bunun devamı gelecektir.”
Genel Menajerimiz Derya Yannier: “Tabii ki bütçe önemsiz dersek çok doğru bir şey söylemiş olmayız. Sporun her alanında bütçe önemli faktör. Örneklerinizden de görebileceğiniz üzere her şey demek değil. Bütçe her şey olsaydı parayı harcayan takım sadece bir önceki sezonki oyuncuların performanslarına bakarak transferleri yapar. Kadroyu bir araya getirir ve her zaman başarılı olurdu. Sporun, yaptığımız işin güzelliği bu. Bu işin içerisinde çok ciddi insan faktörü var. Kişilikleri bir araya getiriyorsunuz. Soyunma odasında hem acı hem tatlı bütün duyguları paylaşacak bir ekibi bir araya getiriyorsunuz. Buradaki reaksiyonları hem öngörmeniz hem de başınıza gelen sene içindeki olayları doğru yönetmeniz gerekiyor. Bana soruyorlar ama bunun bir tarifi de yok. İşin güzelliği yine burada önünüze hep farklı problemler çıkıyor. Farklı problemlerin karşısında esnek olarak çözüm üretmeniz gerekiyor. İşin en önemli noktası bu. Bütçe ve kadro kalitesi tabii ki önemli fakat esas o kazanacak kimyayı ve karakterleri bir araya getirmek ve onların sağlıklı işlemesini sağlamak en önemlisi. Limiti aşan takımlar ceza aldılar. Pazar, bir yandan bizi zorluyor. Amerika gerçeği var. Kolej gerçeği var. Rakamlar her gün artarak ilerliyor. Bunu kontrol altında tutmak lazım. Ayrıca takım içi dengeleri gözeterek doğru oyuncuları kadroya katabilmek lazım. Koç da aynı şeyi söyleyecektir. En önemli şey buraya gelen oyuncunun kazanmak istemesi ve kazanan organizasyonun parçası olmak istemesi. Karakteri ile birlikte oyuncularda baktığımız ilk kriter bu. Çok mutluyuz ki her sezonki takımımız bu tarz karakterlerden kuruluydu ve bizi amaçlamadığımız noktalara getirmeyi başardı.”
Başantrenörümüz Sarunas Jasikevicius: “Cevaplamak için zor bir soru. Benim açımdan en önemlisi devamlılık inşa etmek. İyi, doğru insanlarla doğru yapıyı kurabilmek. Burada para, bütçe işe yarıyor mu? Elbette. Kesinlikle faktörlerden biri. Aynı zamanda diğer taraftan bakarsak oyuncular bazen daha yüksek sözleşmelerle başka takımlara gitmek istiyorlar. Burada onları suçlayamazsınız. Bu işin birçok bacağı var. Bir başka açıdan bakacak olursak da bu sene EuroLeague’e iki yüksek bütçeli takım dahil oldu. Çok da iyi iş yaptılar. Daha da önemlisi gelişerek devam ettiler, kesinlikle ileride daha tehlikeli olacak şekilde. Bütçe, para bir faktör mü? Evet, faktörlerden biri.”
Kaptanımız Nicolo Melli: “Önümüzde Türkiye Ligi var. Çok önemli bir kupa. Onu da kazanmak çok kolay olmayacak. Sezon başında EuroLeague şampiyonluğu gibi bir hedef koymak çok zor. Önce play-off’a, ardından Final Four’a ulaşmanız gerekiyor. Vitoria’daki Final Four’a giderken sezonun en iyi takımlarından biriydik ama tam Final Four öncesi çok büyük sakatlıklarımız oldu. Dolayısıyla şans faktörü de önemli. Bizim için önemli olan en iyi şekilde hazırlanmak. Önümüzde bir ya da iki maç olacak, bunu bilmiyoruz. Sezonun başarılı olup olmadığına karar vermek için sezon bittiğinde bakmamız lazım. Elbette kazanmak isteriz ama diğer bütün faktörleri de değerlendirmek gerekiyor bu kararı vermek için.”
Açıklamalarının ardından toplantının ilk bölümü tamamlandı. Ardından kürsüye gelen oyuncularımız Wade Baldwin IV, Talen Horton-Tucker ve Tarık Biberovic kısa bir değerlendirmenin ardından soruları yanıtladı.
Oyuncumuz Wade Baldwin değerlendirmesinde, “Tüm sezon beklenti amacımız Final Four’a, Atina’ya ulaşmaktı. Bu kulüpte beklentiler bu şekilde, hazırlıklar buna göre yapılıyor. Takım elbiseler aralık ayında hazırlanıyor. Biz de bu noktaya ulaştık. Şimdi hedefimize ulaşmak için kazanmamız gereken iki karşılaşma daha var.” ifadelerini kullandı.
Oyuncumuz Tarık Biberovic, “Üçüncü kez Final Four’a gidiyoruz ve müthiş bir başarı olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar alışkanlık haline getiriyor olsak da her hikâyenin yeni bir tadı var. Atina’ya gidecek olmamız beni inanılmaz mutlu etti ve daha çok hırslandırdı. Ne kadar mutlu olsak da işler burada bitmedi. Yapmamız gereken önemli bir iş var; iki maçı alıp o kupayı kaldırmak.” dedi.
Oyuncumuz Talen Horton-Tucker, “Harika bir başarı. İşimiz daha bitmedi. Önümüzde kazanmamız gereken iki karşılaşma daha var. Eğer böyle bir takımda oynuyorsanız Final Four’a kalmayı bekliyor ve hedefliyorsunuz.” değerlendirmesini yaptı.
SORU-CEVAP
Oyuncumuz Wade Baldwin: "Öncelikle üst üste iki şampiyonluk kazanmak başlı başına bir hedef ama benim için önemli olan, hedeflediğim şeylerden biri bu ülkede oynamış olan harika birkaç Amerikalı oyuncuyu takip edebilmekti. Bu noktada Shane Larkin’i söylemem gerekiyor. Eğer EuroLeague’de iptal edilen sezon olmasaydı onun Anadolu Efes’le üç şampiyonluğu olabilirdi. Ben de burada böyle bir oyuncu, böyle bir isim olmak istiyorum. Her sezon burada mücadele ediyorsanız aynı başarıya ulaşmak için bir motivasyonunuz var demektir.
En önemli konu istikrarı sağlamak. Geçen sezon bu konuda bana yardımcı oldu, özgüven kazandım. EuroLeague sezonu bana çok yardımcı oldu ardından Türkiye Ligi play-off’u da aynı şekilde. Bir ortamda ikinci sezon yer alıyorsanız o düzeni, arkadaşlarınızı, orayı anlamak, üstüne koymak daha kolay oluyor. Bizim harika bir soyunma odamız var, harika bir atmosferimiz var. Geçen sezon soyunma odasında liderlik yapan farklı oyuncular da vardı; Nigel, Marko, Nicolo gibi… Bu sene de yine aynı şekilde soyunma odamızda bunu ortaya koyan, isimler var. Fenerbahçe’de olmak da bunu gösteriyor.
Geçen sene de Paris eşleşmesinden sonra bu sürecin benzerinden geçmiştik. Abu Dabi’ye gitmeden önce üç zorlu maça çıkmıştık. Panathinaikos ve Monaco’ya bu şekilde hazırlanmış olduk. Bu sene de Olimpiakos ile karşılaşacağız. Bu karşılaşmalar aslında bize yardımcı oluyor. Beşiktaş maçı. Bize büyük üstünlük sağladılar. Çok zorladı. Bahçeşehir’e baktığınız zaman Türkiye Ligi’ndeki en iyi üçüncü takım. Farklı bir salonda idman yapıyoruz. Medya günü var. Sezon boyunca bu tür değişiklikler oluyor ve sezon boyunca bu salonda birçok etkinliğe de ev sahipliği yapıldığı için biz farklı salonlarda mücadele etmek ve farklı salonlarda antrenman yapmak durumunda oluyorduk. Dolayısıyla ben bu maçların bizi Final Four’a hazırlama kısmına bakıyorum.”
Oyuncumuz Talen Horton-Tucker: "Sporcular olarak bu anları yaşamak, bu anlar için mücadele etmek istiyorsunuz. Bizim şu anda yapmaya çalıştığımız bu. Eğer bunu Fenerbahçe formasıyla başarabilirsem kesinlikle sarının benim için favori renklerden biri olacağını söyleyebilirim.
Bobby harika bir oyuncu. Burada harika bir zaman geçirdi. Benim de amaçlarımdan biri bunu tekrar edebilmek. Hedeflerimden biri bu. Belki daha iyisini yapmak.
Çok farklılık olan iki yeden bahsediyoruz; NBA’de oyun çok daha hızlı, daha fazla top kullanılıyor, çok fazla üçlük atışından bahsediyoruz. Burada kesinlikle daha fazla takım oyunu, taktiksel detaylar var, bireysellik daha arka planda. Benim için önemli olan şey takımımın oynamaya çalıştığı oyunu, taktik detayları anlamaktı. Benim için harika bir geçiş süreci, alışma süreci oldu. Oyunumu burada farklı bir noktaya taşıdım. Zorlandığım alanlar olarak da belki hücum faullerden kaynaklı top kayıpları ya da çembere giderken yaşadığım zorluklardan bahsedebilirim.
Belli değişikler var ama aslında pek etkilemiyor. Her gün devam edip, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz."
Oyuncumuz Tarık Biberovic: "Sakin kalabildiğimi kim söylüyor? Böyle görünüyor olmak beni mutlu ediyor. Buraya 17 yaşımda geldim. Fenerbahçe’nin bana verdiği hayatı hayal bile edemezdim. Sahip olduğum hayat için şükrediyorum. Bütün varlığımla bu takımı sahiplendim. Elimden geldiğince her şeyimi vereceğim tüm kupaları kazanabilmek için. Karakterimi, şerefimi, her şeyi ortaya koyacağım.
Geçen sene kırılma anımız çok belliydi. Ocak ayının ortasında iki maçımız vardı; Kızılyıldız ve Zalgiris’e karşı. Kırılma anı oradaydı. Takım olarak orada oynamaya başlamıştık ve o andan itibaren çok iyi yükseliş yaşadık. Bu sezona çok iyi başlamadık. 5 mağlubiyetimiz, 5 de galibiyetimiz vardı. İsrail takımına karşı oynuyoruz ve maçları kendi sahamızda oynamıyoruz, Almanya’da oynuyoruz. O maçlardan sonra çok iyi bir tempo yakaladık ama tempodan ziyade kimliğimizi kazanabildik. Kim olduğumuzu anlayabildik ve her maç savunmayla kazanmaya başladık. Sonra yeni oyuncular geldiği ve alışma süreçleri uzun sürdüğü için sonradan hücum oturdu ama o iki maçla kimliği kazanabildik. Kırılma anı olarak bu anı söyleyebilirim.
Hepimizin amacı aynı. Öyle bir karaktere sahibiz ki nerede oynuyorsak, hazırlıkları nerede yapıyorsak önemli değil. Beşiktaş’a karşı bir mağlubiyet aldık. Güzel bir şeyi başardıktan sonra insan ister istemez biraz rahatlar. İdmanı da biraz daha rahat bir şekilde yaptık. Hoca bunu kontrol edebilmek için elinden geleni yapıyor. Yarın Bahçeşehir’e karşı önemli bir maçımız var. Liderlik için oynayacağız. En hazır bir şekilde maça çıkacağız. Liderlik için oynamıyor olsak da Final Four öncesi son bir maç. Hepimizin %100’üyle bu maça çıkacağımızı düşünüyorum. En iyi şekilde Final Four’a gideceğiz."
Basın Fotoğrafları