Kulüp Avukatımız Naim Karakaya Davayı Değerlendirdi

24 Şubat 2017 Cuma
Şike Kumpası Davası’nın 5.gününde ara kararlardan önce Kulüp Avukatlarımızdan Naim Karakaya, Fenerbahçe Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.

Yaşanılan süreçte gerek Kulübümüzün gerekse de Başkanımız Aziz Yıldırım ile birlikte yöneticilerimizin maddi ve manevi kayıplar yaşadıklarını ifade eden Avukat Naim Karakaya, sonuna kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi.

Mahkeme heyetinin talepleri değerlendirmek için mahkemeye ara verdiğini söyleyerek sözlerine başlayan Kulüp Avukatımız Naim Karakaya, “Pazartesi günü bu sürece başladık. Öncelikle kimlik tespiti yapıldı ve iddianame okundu, akabinde sanık sorgularına geçildi. Bu aşamada tutuklu sanıkların önemli bir kısmı, kendilerine tüm bilgilerin gelmediğini söyleyerek savunma yapmaktan kaçındı. Tutuklu sanıkların tamamına yakını benzer reaksiyon gösterdi ve bu da çok manidar. Mahkeme,  savunma yapan sanıkların savunmalarını aldı ve davaya katılma isteklerini değerlendirdi. Bugün bu taleplerimizi yaptık. Sözde Şike Davası ya da bugün ki Şike Kumpası nedeniyle yaşadığımız zararları anlattık. Mahkeme de bizleri dinledi. Şimdi ise mahkeme talepleri değerlendirmek için bir ara verdi ve şimdiyse duruşma tarihi ileri bir tarihe belirleyecek.” dedi.

Fenerbahçe’ye ve Aziz Yıldırım’a kurulan kumpasın detaylarını da paylaşan Naim Karakaya, “Soruşturmanın temeline indiğimiz zaman, örgüt elebaşının, ‘eğer bir yerde yoksanız hiçbir yerde yoksunuz’ ve ‘futbol camiasına girelim, futbol geniş kitleleri etkiliyor’ şeklindeki iki talimatı üzerine bir araştırma yapılıyor. Ancak burada önlerine iki engel çıkıyor: Fenerbahçe Spor Kulübü ve Başkanı Aziz Yıldırım. Burada, bu engeli aşmak için hem Aziz Yıldırım’ı mağdur etmek, hem de Fenerbahçe’yi elinden almak ve örgütün ön gördüğü kişiye vermek için yapılan kumpastan bahsediyoruz. Bu anlamda Aziz Yıldırım’dan Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe’den de Aziz Yıldırım’ı ayırmak mümkün değildir. Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu... bu insanlar Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi olarak davanın sözde şikenin, kumpasın mağduru oldular. Hayatlarının bir kısmı da cezaevinde geçmek durumunda kaldı. Bu davanın tek katılanı ve mağduru doğrudan tutuklanan insanlar değildir, bu sadece Aziz Yıldırım’a yapılan eylem değildir, bu Fenerbahçe camiasına yapılmış,  Fenerbahçe Futbol A.Ş. ve Fenerium’a yapılmış bir harekettir. Bu durumda bazı mağduriyetler söz konusu oldu. Örneğin, Futbol Federasyonu bu soruşturmayı gerekçe göstererek 1 yıl Avrupa Kupaları'na Fenerbahçe’yi göndermedi, UEFA 2 yıl boyunca men kararı verdi. Bunların temeli bu soruşturmadır. Bizler Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu tutukluyken ve biz onların avukatları olarak bu dosyalara ulaşamazken bu örgütün kontrolündeki savcılık bu dosyaların hepsini kısıtlılık kararına uymayıp UEFA’ya ve TFF’ye gönderdi. Bu şekilde Fenerbahçe camiasının kolunu bükmeye çalıştılar. Doğal olarak bu olayın da sonuçları ortaya çıktı. Fenerbahçe yetkilileri gerçek enerjilerini bu alana veremediler ve kulüp maddi ve manevi büyük zarar gördü. Diğer taraftan bir takım futbolcular o dönem takımdan ayrıldı. Güçsüzleştirilmek istenen Fenerbahçe amacı, bir ölçüde ve geçici olarak başarılmış oldu. Fenerbahçe camiası bu davanın gerçek mağdurudur. Ceza hukukunda dernekler, şirketler doğrudan mağdur olamayacağı için mağdurlar kişilerden seçildi. Asıl olan Fenerbahçe’yi ele geçirmektir. Fenerbahçe bu davanın takipçisi olacak. Buradaki faillerin cezalandırılması için ne gerekiyorsa yapılacaktır.” şeklinde konuştu.

Yaşanılan süreçte gerek kulübümüzün, gerekse de kulübe bağlı şirketlerin yaşadığı maddi ve manevi kayıpların boyutuna da dikkat çeken Karakaya, “Biz verdiğimiz dilekçede rakamsal olarak tek tek anlattık. Kulüp kayıtlarını çıkardık ve gördük ki milyonlarca dolarlık zarar söz konusu. Bu para Fenerbahçe’yi severlerin parasıdır. Fenerbahçe, her yönüyle zarar gördü; hem maddi hem de manevi olarak. Ancak bu işi yapmak isteyenlerin eline yüzüne bulaştı. Bu insanlar haksız eylemlerinin karşılığında bugün burada sanık olarak beklemektedir.” açıklamasında bulundu.

Savcının verdiği mütalaaya ilişkin görüşlerini de paylaşan Naim Karakaya, “Mahkeme normal sürecinde devam ediyor. İsterdik ki sanıklar savunmalarını yapsın ve biz sorular soralım. Ancak sanıklar önemli ölçüde savunma yapmaktan kaçındılar. Bu da sanıklar temelli olarak davanın uzamasına sebep oldu.  Bugün mahkeme Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ve mağdurların, katılma talebinde bulunanlar yönünde, katılma konusunda karar verecek.  Biz bunun olumlu olacağını düşünüyoruz. Mahkeme suçtan zarar görme ihtimallerinden bahsederek bir karar verecektir. Mahkeme aynı zamanda diğer sanıklar için tutukluluk devamına ilişkin bir karar verebilir. Cumhuriyet savcısının bugüne ait görüşü;  tutuklu olan 3 sanığın tahliyesi yönünde ancak bu taleple mahkeme bağlı değildir. Mahkeme katılma konusunda ve acil olan işlemler konusunda karar verecek ve akabinde yeni duruşma günü belirleyecek. Bu duruşma tarihinin 2 ya da 3 ay sonrasına atılacağı yönünde ancak mahkeme bu yöndeki kararını açıklamadı. Mayıs ayında herhangi bir güne atacaktır, diye düşünüyoruz.” dedi.

Son olarak Fenerbahçe camiasına kurulan kumpasın ve tüm gerçeklerin ortaya çıkması için mücadele edeceklerinin altını bir kez daha çizen Kulüp Avukatımız Naim Karakaya, “Biz burada gerek doğrudan mağdur olan insanların, gerekse de Fenerbahçe camiasının bu sürece sahip çıkmasını istiyoruz. Sanık olan insanlar Fenerbahçe için sanık oldular. Bu tüm Fenerbahçelileri ilgilendiriyor. İnsanlar lütfen davaya ilgi göstersinler. Camia olarak bunun mağduru olan insanlar da davaya gelsinler. Biz, gerçeklerin ve kumpasın ortaya çıkmasını istiyoruz. Bu insanlar gerçekleşmemiş töhmetler altında bırakılarak mağdur edildiler. Haklarındaki yargılamalar adil yapılmadı. Ancak benzer bir durumu sanıklara reva görmüyoruz ve sanıklara sorularımız var. Onların adil yargılanmasını istiyoruz. Bizim yaşadıklarımızı yaşamalarını istemeyiz. Bu sürecin sonunda suç işlemiş olan varsa mahkeme takdir edecektir ve Ceza Hukuku ile yaptırıma bağlanmasını talep ediyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı.