Teşekkürler Fanatik
06 Mart 2008 Perşembe
Bugün belki de Türk spor basın tarihinde bir ilk yaşandı. 6 Mart 2008 tarihli Fanatik Gazetesi'nin, Fenerbahçemizle ilgili haber yapan birçok spor gazetesinin sözcülüğünü yapar nitelikte hazırlayarak manşetten duyurduğu sözler, Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bizleri onurlandırdı. Yıllardır bu sayfalardan eleştiri yağmuruna tutulan oyuncularımızdan, şu ifadelere yer verilerek bugünkü kapakla adeta özür dileniyordu:
"Volkan için 'İyi bir yedek olur' deniyordu. Gökhan Gönül geçtiğimiz yıl bugünlerde 2. Lig'de Oftaş formasıyla Süper Lig savaşı veriyordu. Lugano, Edu... Güney Amerikalılar'dan savunmacı mı olurdu! Roberto Carlos: Biraz yaşlı değil miydi! Vederson; Ankaraspor'da oynar da, ya Fener'de...
Deivid; sezon başında gönderilmeliydi. Selçuk kendi evinde az ıslıklanmadı. Uğur Boral ise kötü bir Tuncay taklidiydi. Alex büyük maçların adamı değildi. Kezman... İyi futbolcu olsa, Chelsea, Atletico Madrid onu bırakır mıydı? Zico mu? O zaten stajyer değil miydi?
Bu ifadeler gerçek hayattan alınmıştır...
Yukarıda ismi geçen şahıslar önceki gece Sevilla'da tarih yazıp, Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez çeyrek finale taşıdı. Ve dün hepsi yurda omuzlarda döndü."
Bu fotoğraflar da bize kapak oldu…"
Sevillla'yı penaltılarla eleyerek ismini UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline yazdıran Fenerbahçemiz için canını dişine katarak mücadele eden oyuncularımız Türkiye'ye ve camiamıza böylesine gurur ve coşku dolu anlar yaşattıkları için spor medyası tarafından da en nihayetinde ödüllendirildiler. Fanatik Gazetesi, Sevilla maçından bu yana yaşanan tüm güzellikler tablosunu sadece haber yaparak okurlarına duyurmakla kalmadı, yıllardır acımasız yorumlarla yerilen futbolcularımızın da bugün hazırladığı kapakla gönüllerini almasını bildi. O gece yurt dışında, yurt çapında genci yaşlısı milyonların kalbi Fenerbahçe için atarken, diğer kulüplerin taraftarları da dahil olmak üzere herkes 120 dakika boyunca Fenerbahçe için dua ederken ve karşılaşma yıllarca anılacak bir şekilde sonuçlanırken gazetenin bu olumlu tavrı, 'yermek' yerine 'destek vermenin' her zaman ne kadar gerekli ve yararlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Umuyoruz; bu destek her koşulda devam eder, eleştiriler dozlarını hiçbir zaman aşmaz ve Türk sporu hak ettiği gerçek değeri basın yoluyla da ifade edebilir.