Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Kulübümüzün resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi’nin 174 no’lu Ağustos 2017 sayısı bayilerdeki yerini alırken; abonelerimize özel, hızlı teslimat hizmetiyle adresinize geliyor. Yine dopdolu bir içeriğe sahip derginizin bu ayki kapağında; transfer sürecindeki tavrıyla taraftarımızın gönlünde taht kuran oyuncumuz Mehmet Ekici; “Karakterimi yansıtan Kulübü tercih ettim” demeciyle yer alıyor. Bu ayki hediyemiz ise; özel tasarımıyla sezon boyunca üzerine notlar alabileceğiniz ve sonrasında anı olarak saklayabileceğiniz 2017-2018 Süper Lig sezonu fikstürü. 4 yıldızlı bir sezon dileklerimizle güle güle kullanın!

Derginiz adresinize gelsin; ayrıca isminiz ve fotoğrafınız dergide yer alsın istiyorsanız; Fenerbahçe Dergisi üyelik işlemleri için Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz: 0 216 975 1907

Özel içerikler için ayrıca; instagram/fenerbahcedergisi’ni takip etmeyi unutmayın.

Fenerbahçe Dergisi’nin Ağustos sayısında öne çıkan içerikler ise şöyle:

•KAPAK KONUSU:

Mehmet Ekici: “Karakterimi yansıtan kulübü tercih ettim”

Geçtiğimiz sezon devre arasında yaşadığı çalkantılı süreci konuşmaktan kaçınıyor. Bunun sebebi ise çok basit: Çünkü o defter kapandı ve o artık “sarı-laci”sine kavuştu. Bu çok değerli kavuşma için 6 ay sahalardan ve takım idmanlarından uzak kalan Mehmet Ekici, kamp döneminde hafif bir de sakatlık atlattı. Ancak yeni 11 numaramızın futbola olan özlemi, iştahı ve azmi o kadar dopdolu ki; geriye sadece, onun sezon boyunca Fenerbahçe’ye şampiyonluk yolunda katacaklarını izlemek kalıyor. Bu röportajla da, Fenerbahçeli Mehmet Ekici’ye öncelikle “Hoş geldin” diyor; manzarasına hayran kaldığı adı bizde saklı mekanda Saracoğlu’nu işaret ederek “Taraftarlarımızı destek için bekliyoruz” mesajını veren futbolcumuza sözü bırakıyoruz.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Bir haksızlığa uğradığımı düşünüyorum. Sonuç itibariyle bir futbolcu, oynamak istediği yeri seçme özgürlüğüne sahiptir ve hiç kimse de onun isteği dışında farklı bir karar veremez. Ben, bunun böyle olduğunu düşünüyorum. O dönemde Fenerbahçe’ye bir söz verdim, o sözümün de arkasından gittim. Ayrıca ilk etapta Trabzonspor, beni buraya yönlendirdi. Bunu da Başkanımız Aziz Yıldırım birkaç kez dile getirdi. Nitekim; sözümü verdikten sonra benim için olay bitmişti. Bu süreçte Fenerbahçe’nin büyüklüğünü bir kez daha görüp, anlama şansım oldu.

02: Aykut Kocaman ile çalışmak önemli bir şans ve bizler de bu şansı iyi değerlendirmek zorundayız. İnşallah bizim adımıza güzel sezonlar olur. Hocamız, yıllarca 11 numarayı en iyi şekilde temsil etti, inşallah ben de uzun yıllar en iyi şekilde taşırım. Benim önceliğim, burada kalıcı olmak. İyi sezonlar geçirmek istiyorum. Umarım bu formayı uzun yıllar terletirim.

03: Maç oynamaya başladıkça, iyi bir performans sergiledikçe hedeflerimden bir tanesi de, Milli takıma dönmek tabii ki...

04: Trabzonspor’dayken Bombacı Mehmet diye sesleniyorlardı. Önümüzdeki maçlar ya da haftalar bana nasıl seslenildiğini gösterecektir. Onun tercihini büyük taraftarımıza bırakıyorum.

05: 6 aylık süreyle futboldan ayrı kalınca, ister istemez futbolu özlüyorsunuz ve mücadele ritminiz artıyor. Ben futbola aç biriyim ve iyi işlere imza atmak için buradayım.

06: Futbolu iki yönlü oynayabildiğim için son vuruşlarım da iyi. 6-8-10 pozisyonlarında rahatça oynayabileceğimi düşünüyorum, tabii buradaki karar hocamındır. Her 3 pozisyonda da yeteneğimi gösterebileceğime inanıyorum. Bizim yapmamız gereken tek şey; çok çalışmak ve hazır olmak.

07: Türkiye’nin en büyük kulübüyüz. Her sene olduğu gibi şampiyonluğa oynamak istiyoruz. Avrupa Ligi’nde gidebildiğimiz yere kadar gitmek bizim için çok önemli. Hedefimiz; kupalar kaldırmak. İnşallah tüm bu hedefleri gerçekleştireceğiz.

08: Başkanımızı ve Yönetim Kurulumuzu tebrik etmek istiyorum. Sadece futbolda değil, diğer branşlarda da faaliyet göstermek büyük bir başarıdır ve dünyada bunun örneği de oldukça az. Birçok ilke ve yeniliğe imza atan büyük bir kulübüz. Her zaman başarıyı hedefleyen bir yönetimimiz var. Kulübümüz adına her zaman en iyisi yapılıyor.

09: Bayern Münih’te de nasıl ki, GPRS’lerle ve yeni teknolojiyle çalışılıyorsa burada da aynı şekilde çalışıyoruz. Almanya ile büyük farkların olduğu söylenemez. Bütün hocalarımız oldukça eğitimli ve çok bilinçli.

10: Ailemle zaman geçirmeyi, PlayStation oynamayı, basketbol oynamayı ve izlemeyi, müzik dinlemeyi ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum.

En çok kullandığın mobil uygulama: Navigasyon.
Resmi sosyal medya hesapların:
Resmi olarak sadece Facebook var. Oradan takip edebilirler.
En sevdiğin PS oyun:
Call of Duty ve FIFA.
En çok oynadığın AppStore oyun:
Clash Royale.
En sevdiğin yemek:
Annemin yaptığı her yemek benim için güzeldir.
En sevdiğin şarkıcı ve şarkı:
Genelde Alman rap yapan gruplar.
En sevdiğin giyim markası: Dolce & Gabbana.
En sevdiğin tv programı veya dizi: Game of Thrones.
En sevdiğin kitap veya film: Unbroken.

(Röportaj: Şafak Neyişci – Fotoğraflar: Semih Bahadır)

• Transfer dosyaları:Idriss Carlos Kameni ve Mauricio Isla… Formalarını şampiyonluk hedefiyle terletmek üzere imzalarını atan yeni transferlerimizi daha yakından tanıyoruz.

Kulüp, futbol A takım haberleri, maç sayfaları, futbol altyapı, basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden haberler, Hedef 1 Milyon Üye ve Fenerbahçe Çocuk ve Gençlik Kulübü’nden haberler ve daha birçoğu “Haber Turu” sayfalarımızda! Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız.

• Alper Aşçı: “Teknolojik veriler sayesinde kararlarımız daha objektif ve isabetli”

İlerleyen teknoloji ile birlikte artık çoğu şey daha çok gün yüzüne çıkıyor. Futbolda da bu durum birebir geçerli. Teknoloji sayesinde artık oyuncunun yaptığı veya yapmadığı her hareket kayıt altında. Bu veriler hoca ve teknik heyetin işini kolaylaştırırken, futbolculara da yol gösterici oluyor. “Taktik, teknik tamam da, teknoloji bu işin ne kadarını kapsıyor?” diyorsanız ki biz dedik; Bireysel Performans Uzmanımız Alper Aşçı’ya idmanlarda ve maçlarda kullanılan teknolojik uygulamaları sorduk. Bununla da yetinmeyip teknik heyetin görev dağılımını, sorumlu olduğu alanlarını ve futbolcuların kondisyon durumlarını irdeledik.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Teknolojik cihazların kullanılmasının iki temel amacı var. Birincisi, oyuncuların performansındaki değişimi mümkün olan en kısa zaman aralığında belirlemek ve ikincisi de farklı kapasiteye sahip bu oyuncuların antrenman ve maça bağlı vücutlarında oluşan yüklenme baskısını objektif hale getirebilmek. Dolayısıyla teknolojik yaklaşımlar, kişiye göre subjektif olabilen gözlemsel değerlendirmelerin yol açtığı hataları asgariye indirmeye neden olur.

02: Teknolojinin gelişmesi ile birlikte Radyo Frekansı veya Küresel Konumlama (GPS) üzerine kurulu iki farklı sistem antrenmanın takibinde; görüntü üzerine kurulu sistemler de maçın takibinde kullanılmaya başlandı. Her iki yaklaşımda da kat edilen toplam mesafe ve farklı hızlarda yapılan mesafeler ile birlikte yüklenmenin sertlik derecesini gösteren metabolik güç ölçülmektedir. Kamplar ve sezon içerisindeki tüm antrenmanlarda her bir oyuncunun bireysel yüklenme miktarını GPS cihazları ile; maç performansını da bir Türk firması olan Sentio şirketinin yazılımı ve kamera sistemi ile canlı olarak takip ediyoruz. Bu iki yaklaşımdan gelen tüm veriler yardımıyla haftalık olarak fiziksel yüklenme profillerini grafikleyerek, bir sonraki haftanın teknik-taktik ve kondisyonel (özellikle aerobik dayanıklılık, anaerobik dayanıklılık, sürat, çeviklik ve çabukluk) açıdan yüklenme planını oluşturuyoruz.

Antrenmanda teknik, taktik ve kondisyona yönelik alıştırmaların meydana getirdiği yüklenme miktarının GPS aracılığı ile bireyselleştirilmesi ve objektifleştirilmesi sonucu üretilen bilginin yorumlanması, hem optimal performans artımı sağlama hem de yorgunluğun kontrol altında tutulması konularında antrenmana yaklaşımı zenginleştirmekte ve uluslararası seviyeye taşımaktadır. Yorgunluk miktarının belirlenmesindeki rolü ise futbolcunun antrenmanlar ve maçlar arası yenilenmesini hızlandırmada bireye yönelik antrenman yaklaşımlarının zamanında uygulanmasını sağlamaktadır.

Antrenman ve maç sırasında kaydedilen bu tür fiziksel verilere ek olarak, bireysel, grup ve takım taktiği konularında Aykut Hoca ve teknik ekibimiz ile oyuncularımıza görsel geribildirim sunabilmek için de yine teknolojik altyapımızı geliştirdik. Samandıra Can Bartu tesisimize 6 adet, Stadyumumuza da 3 adet 4K çözünürlükte kamera ve kayıt sistemi kurduk. İki analiz uzmanımız hem antrenman hem de maç sırasında kaydettiğimiz bu görüntüleri Sportscode adındaki bir yazılım ile gerekli olan yerleri kısa sürede kesip klip haline dönüştürebiliyorlar. Bunun hemen arkasına da bu kliplerde vurgulanmak istenen yerleri Coach Paint adındaki yazılımı kullanarak video üzerinde çizimlendirerek sunum haline getiriyorlar.

Tüm bunlara ek olarak, oynayacağımız rakiplerimizin taktiksel ve bireysel davranışlarının görselleştirilmesi ve bunların sunum haline getirilmesi gerekiyor. Bu sunumun içerisinde rakip ve takımızla ilgili istatistiksel bilgiler yer alıyor. Bu bilgileri ise Prozone, OPTA ve Mathball gibi firmalardan temin ediyoruz. Teknik ekibimizde yer alan yardımcı antrenörlerimiz, istatistiksel verileri anlamlı hale getirip, rakibin maçlarını Wyscout yazılımı ile bilgisayarlarına indirerek gerekli kliplendirme işini Sportscode yazılımı ile hazırlıyorlar. Dolayısıyla, istatistiksel bilgi ve görüntü birlikte hazırlanarak hem Aykut Hoca’ya hem de oyunculara aktarılıyor. Bundan sonraki günlerde ise yapılan bu görsel hazırlığı, Samandıra tesisimizde kuracağımız kendimize ait özel bir sunucu ve kanal aracılığı ile oyuncuların kendi odalarındaki televizyonlardan gün boyunca istedikleri zamanda izlemelerini sağlamak olacak.

(Fotoğraflar: Semih Bahadır)

Tam 24 sayfa! Fenerbahçe futbol takımımızın sezon öncesi kampından özel görüntüler ve haberler… (Fotoğraflar: Semih Bahadır)

•  Özge Yavaş: “Mutlaka kazanmak isterim”

Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımımızın yeni transferlerinden Özge Yavaş ile bu sayımızda bir araya geldik. Çalışkan ve mücadeleci yönü ile öne çıkan Özge, yeni sezon çalışmalarına da çoktan başlamış bile. 26 yaşındaki başarılı oyun kurucu ile basketboldan özel yaşantısına kadar birçok konuyu konuştuğumuz keyifli röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynayacak olmaktan dolayı çok heyecanlı ve mutluyum. Umarım her şey, hem kendi adıma hem de takım adına güzel olur. Başarılarla dolu bir sezon olmasını temenni ediyorum.

02: Fenerbahçe yarıştığı her kulvarda şampiyonluğa oynayan, her zaman en iyisini hedefleyen bir kulüp. Bu sene de öyle olacak. Mücadele edeceğimiz 3 kulvarda da hedef elbette kupa. Benim hedefim de takımıma en üst düzeyde katkı vermek.

03: Basketbola başladığımda 9 yaşındaydım. Bir spor kulübünden okuluma basketbol seçmeleri için gelmişlerdi ve ben de tek kız öğrenci olarak o seçmelere katılmıştım. Örneğin, kulüpte üst grupta çalışmak istediğimi o yaştayken bile hocalarımdan ben istedim. Bunları şu yüzden anlatıyorum. Mücadeleciyim, hep daha iyisi için çabalıyorum. Hırslıyım, oyunu bırakmam, mutlaka ve mutlaka kazanmak isterim. Her maça aynı istekle çıkacak motivasyona sahibim. Hızlı olmak, hızlı ve doğru kararlar almak, oyunu ve rakibi doğru okumaya çalışmak, her mevkideki takım arkadaşıma üst düzeyde yardımcı olmak sahadaki özelliklerimden. Aynı zamanda iyi bir takım arkadaşıyımdır. Takım kimyasına uyarım. Bunun oyuna katkısının da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı iletişimi önemsiyorum. Öğrenmenin ve kendini keşfetmenin sonu yok.

(Röportaj: İbrahim Kaya / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Ogeday Girişken: “Survivor benim için bir dönüm noktası oldu”

Aslında şampiyonluklara, kupalara, madalyalara, tezahüratlara ve gözyaşlarına o kadar alışkın ki o, hem Fenerbahçe’de hem de milli forma altında yaptıklarıyla adına aşinayız. Ancak bu seferki şampiyonluk, bu seferki gözyaşı, bu seferki coşku çok daha başka oldu. Dergimizin bu ayki sayısında eski milli kürekçimiz, Survivor 2017’nin şampiyonu Ogeday Girişken ile bir araya geldik. Bu seferki şampiyonluk hikâyesi sahadaki ya da parkedekinden biraz daha farklıydı; kimi zaman parkurlar kimi zaman da açlık bu hikayenin parçaları oldu. Adada yaşadığı 5 aylık sürecin ardından İstanbul’a döner dönmez Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde buluştuğumuz Ogeday Girişken ile Survivor macerasını tüm detaylarıyla konuştuk.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Televizyon programları içinde beni en çok cezbeden, bana uygun olduğunu düşündüğüm program; Survivor’dı. Mücadele, doğa ve hırsın bir arada olduğu tek bir yarışma programı vardı, o da; Survivor. Takip ettiğim de bir programdı. Survivor gibi bir yarışma programının içinde yer aldığım için çok mutluyum.

02: Küreğin bana öğrettiği en önemli şey; pes etmemek oldu. Ayrıca ben hiçbir zaman vazgeçen taraf olmadım. Sanırım bu da karakterim ile ilgili. Her zaman kafaya koyduğum şeyi yapıyorum. Survivor’da da bunu kullandım ve sonuna kadar yansıtmaya çalıştım. Bu anlamda küreğin çok faydasını gördüm. Survivor’a katılmadan önce de antrenman programlarımı parkurları düşünerek yaptım. Sadece kürek altyapımın üstüne Survivor antrenmanı ekledim. İyi ki de kürek çekmişim ve iyi ki Survivor’a katılmıştım.

03: Survivor benim için dönüm noktasıdır. Örneğin; yolda yürüdüğümde insanlar yanımdan geçerken şimdiyse durdurup fotoğraf çektiriyorlar. Özellikle sosyal medyadan çok fazla mesaj alıyorum. Mesela sosyal platformlarda canlı yayın açmam konusunda ısrarlar var.

04: Yarışmadaki zorlu parkurların aksine saha dışında ağabey-kardeş ilişkisi içinde olan Serhat Akın ile Ogeday Girişken’in en büyük zevki ise League of Legends.

(Röportaj: Atilla Sertbakan / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Ezgi Dağdelenler: “Fenerbahçe gibi büyük bir ailenin parçası olduğum için çok mutluyum”

2016-2017 voleybol sezonunu Kupa Voley ve Vestel Venus Sultanlar Ligi şampiyonu tamamlayan Kadın Voleybol Takımımızın yeni sezon öncesinde kadrosuna kattığı önemli isimlerden biri olan Ezgi Dağdelenler ile bir araya geldik. Bu ailenin bir parçası olduğu için mutlu olduğunu söyleyen ve kalıcı olmak için de elinden geleni yapacağını belirten genç smaçörle hedefleri, kariyeri ve özel yaşantısıyla ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Fenerbahçe gibi büyük bir ailenin parçası olduğum için çok mutluyum. Bulunduğum pozisyonun hakkını verip bu camiada kalıcı olmak ve mücadele edeceğimiz tüm kulvarlarda şampiyonluklar yaşamak, kupalar kazanmak istiyorum. Özellikle Şampiyonlar Ligi heyecanını yaşayacağım için çok mutluyum. Hep uzaktan seyretmiştim, inşallah bana da nasip olacak o platformda oynamak.

02: Herhalde biz voleybolcuların kulüp bazında oynayabileceği en üst seviye Şampiyonlar Ligi seviyesidir. Yıldız ve genç takım formaları giyerken kendimizi Avrupa arenasında hayal eder, bu tarz düşüncelerle motive olurduk. Şimdiyse hayalini kurduğum takımın formasıyla Avrupa arenasında Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etme şansını yakaladım. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

03: Ben genellikle milli takım haricinde çok dolu olmayan sahalarda oynadım. Fenerbahçe taraftarının branş ayırt etmeksizin takımlarını yalnız bırakmadıklarını biliyorum. Fenerbahçe Ankara’ya deplasmana geldiğinde biz deplasman takımı gibi oluyorduk. Hep özeniyorduk. Şimdi iç sahada böyle bir taraftar topluluğu önünde oynamanın deneyimini ilk kez yaşayacağım. Çok heyecanlıyım.

04: Kendini iyi bir okur ve sinemasever olarak niteleyen Ezgi Dağdelenler, özellikle bilimkurgu ve aksiyon türündeki filmlerin hayranı. Marvel serisinin onda ayrı bir yeri var. En sevdiği yazar ise Zülfü Livaneli…

(Röportaj: Burak Soyer / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Deniz - Ateş Çınar: “Dünya 5.’liği daha büyük başarıların habercisi”

Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemizin yetiştirdiği az sayıdaki başarılı yelkencilerden Deniz – Ateş Çınar kardeşler... Yelkenin ülkemizdeki bilinirliğinin en önemli sembol isimleri arasında yer alan, ulusal ve uluslararası arenada sayısız başarılara imza atan Çınar Kardeşler son olarak Yunanistan’ın ev sahipliği yaptığı 470 Dünya Şampiyonası’nda 72 ekip arasında dünya 5.’liği gibi tarihi bir başarıya imza attılar. Biz de Fenerbahçe Dergisi olarak ekip olmanın en güzel örneği olan ve kendilerine Tokyo 2020 Olimpiyatları’nı hedef aldıklarını belirten olimpik yelkencilerle bu tarihi başarılarını ve gelişimlerini konuştuk.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Böyle bir başarı kazandığımız için çok mutluyuz. Madalyaya çok yakındık ve elimizden kaçırdığımız için de biraz buruk bir sevinç yaşıyoruz ancak dünya 5.’liği daha büyük başarıların habercisi ve bizden sonraki genç sporcuları da motive edici bir sonuç oldu.

02: Fenerbahçe Doğuş Yelken ekibine katıldığımızdan itibaren sistemli bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teknik, taktik ve mental anlamda birçok değişiklik yaşadık. 6 ay gibi kısa bir sürede kendimize koyduğumuz hedeflere ulaşmayı başardık. Çalışmalarımızı bu şekilde sürdürerek daha iyi dereceler yapacağımıza inanıyoruz.

(Röportaj: Burak Soyer / Fotoğraflar: İbrahim Kaya – Burak Saltık)

• Yrd. Doç. Dr. Sedat Hayran ile VIP Konuk’ta bu ay; Bedri Baykam yer alıyor: “5 kupalı bir sezon diliyorum”

 (Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• “Taşıdığımız armanın büyüklüğünün farkındayız”

Dergimizin bu ayki Genç Yetenek köşesinde Kadın Basketbol Takımımızın altyapılarında forma giyen iki kardeşi konuk ettik. Biri Genç Kadın Basketbol Takımımız ile TKBL’ye yükselme başarısı gösteren Şevval İstanbulluoğlu nam-ı diğer “Çilek”, diğeriyse Fenerbahçe U13 Kız Basketbol Takımımız ile Türkiye Şampiyonluğu yaşayan Elif İstanbulluoğlu. Her ikisinin de hayalleri, umutları, hedefleri o kadar büyük ki, tabii bir de giydikleri formanın, taşıdıkları armanın ağırlığının farkında yetenekli birer basketbolcular.

(Röportaj: Atilla Setbakan / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

Bener Erkorur: “Fenerbahçe farklı bireylerin spor eğitiminde de fark yaratacak”

Dergimizin bu ayki konuğu; farklı insanların hayatına dokunarak onları topluma kazandırma başarısı gösteren Bener Erkorur oldu. Aslında o, kendini otizmli bireylerin spor yoluyla gelişimine adayan bir spor öğretmeni. Ancak onun hayatı, tam bundan 17 yıl önce pek de istenmeyecek türden bir tanışma hikâyesiyle baştan aşağı değişmiş. Öyle ki, otizmli bireyler için yaptığı çalışmalarla, verdiği konferanslarla; hem her kesimden insanın takdirini kazanmış hem de birçok ödülün sahibi olmuş. Belki de onun için bunların içerisinde en anlamlısı “Fark Yaratan” seçilmiş olması. Sportiz Otizm Gençlik ve Spor Kulübü’nün Direktörü Bener Erkorur’la, otizm hakkında ilgi çekici bir röportaj gerçekleştirdik.  Tabii bir diğer konuğumuz ise Kulübümüz ile Sporben tarafından hayata geçirilen “Otizme Gol At” Projesi adı altında basketbol spor okulumuzda antrenmanlara başlayan Mehmet Can Hacılar kardeşimiz oldu.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Otizm ile 2000 yılının haziran ayında tanıştım. Bir spor tesisinde tanımlayamadığım davranışlarda bulunan bir çocuğu gözlemledim ve bir eğitimci olarak ona yardımcı olmak istedim. Bu arzuyla da yanına gittiğimde suratıma bir yumruk attı ve işte o anda otizm ile tanışmış oldum. Nitekim bunun sonunda da hayatımı İstanbul’dan Sapanca’ya taşıdım. Sportizm Otizm Gençlik ve Spor Kulübü kurularak otizmli sporcular yetiştirmeye başlayan, otizmli bireylerin hayatına spor ile dokunan, onların yaşamında bireysel eğitim programına dayalı fark yaratan bir proje haline geldi.

02: Bizler çocukların evde oturmamaları, spor okullarına gitmeleri hatta ve hatta kolej eğitimi almaları gerektiğini savunarak bir misyon yüklendik ve Sporben adı altında Fenerbahçe ile işbirliği yaptık ve “Otizme Gol At” Projesi’ni oluşturduk. Buradaki amaç; profesyonel antrenörlerle işbirliği içine girerek çocuklara temel eğitimleri vermek ve onlara yetenekleri doğrultusunda branş açtırmaya çalışıyoruz. Hedefimiz dünyaya Fenerbahçe Spor Kulübü’nün farklı bireylerin spor eğitiminde de fark yaratabileceğini göstermek.

(Röportaj ve Fotoğraflar: Atilla Sertbakan)

• Yazarlarımız Alp Bacıoğlu (Dünya Fenerbahçeliler Günü Kupalarla kutlandı), İlker Üçer (Yeni dönem başlıyor), Baki Aydın (Dünya Şampiyonaları’nda Fenerbahçeliler 5 – Boks / 2. Bölüm), Gürdoğan Yurtsever (Futbolda bilimsel çalışma ve matematik) ve Sibel’in Sahası (Hatırla Fenerli) Fenerbahçe gündemiyle alakalı özel yazılarıyla sizlerle buluşuyorlar.

• Bu ay 12 Numara’da konuk Erdem Duman; Bir Milyondan Biriyim’de konuk Alican Kutlu.

• Fenerbahçe Spor Okulları, Fenerbahçe Koleji, Fenerium, Fenercell, FenerNET etkinlikleri ve tüm duyurular derginizde.

• Temmuz ayında Fenerbahçe Dergisi üyesi olan Fenerbahçelilerin isim listesi ve VIP üyelerimize ait özel fotoğraflar… Siz de koleksiyon niteliğindeki bu özel sayfalarda yer almak isterseniz, tek yapmanız gereken 0 216 975 1907 no’lu Çağrı Merkezi’ni aramak.

 


Haber ile ilgili diğer fotoğraflar






































Basın fotoğrafları

Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı Fenerbahçe Dergisi Ağustos Sayısı Çıktı