MART SAYISI YİNE DOPDOLU

Fenerbahçe Dergisi’nin 145 no’lu Mart 2015 sayısı; başarılı golcümüz Moussa Sow’un “Şampiyon olana kadar bize rahat yok” sloganlı kapağıyla bayilerdeki yerini alıyor.

Derginiz, bu sayısında da sizlere 50 x 70 cm. ebatlarında bir poster hediye ediyor. Bu ayki posteriniz; profesyonel futbol takımımızdan Egemen Korkmaz’a ait.

Fenerbahçe Dergisi, “Türkiye’nin en çok okunan dergisi” olmaya devam ediyor. Sadık birer okuyucumuz olan Büyük Fenerbahçe Taraftarı’na teşekkür ederiz. 

Öte yandan; Fenerbahçe E-Dergi App Store ve Google Play’de yurt dışı aboneleri için yayında! Kulübümüzün, 2003 yılından itibaren yayında olan; Fenerbahçe’ye dair içeriksel ve görsel tüm bilgileri, her ay milyonlarca taraftarımıza ulaştıran ve taraftarlarımız ile Kulübümüz arasında sıkı bir bağ oluşturan Fenerbahçe Dergisi’nin E-Dergi uygulaması, yurt dışındaki taraftarlarımızca büyük ilgi gördü. App Store ve Google Play’de taraftarlarımıza sunulan Fenerbahçe E-Dergisi’ni siz de yüklemeyi unutmayın! 

Dergimiz sayfalarında ayrıca Fenerbahçe Sosyal Medya Servisi tarafından hazırlanan özel videoları, QR kodları mobil cihazınıza okutarak izleyebilirsiniz. 

Fenerbahçe Dergisi’nin Mart sayısından çarpıcı başlıklar:

• Moussa Sow: “Şampiyon olana kadar bize rahat yok”
Afrika Uluslar Kupası’na ülke olarak her ne kadar erken veda etseler de; milli takım kamp dönemi en az Antalya kampı kadar hazırlamış yetenekli golcümüzü. Kazanma hırsının ve çevikliğinin doruk noktasında olan bir Sow var 2. yarıda karşımızda… Takım olarak hedeflere ulaşmanın kendi ellerinde olduğunu ve bu doğrultuda çok çalıştıklarını vurgulayan Senegalli oyuncumuz, Türkiye Kupası’ndaki dengeyi ve yeni yabancı kuralını değerlendirdi; öte yandan kendi en iyilerini de açıkladı. Sow ayrıca; 1 milyon hedefine ulaşıldığı takdirde, Fenerbahçe’nin rakiplerine açık ara fark atacağını dile getirdi. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: İnsanlar genelde milli takımdaki antrenmanların kulüp takımlarında yapılandan daha hafif geçtiğini düşünürler. Bu, tamamen yanlış bir algı. Gerçekten çok çok iyi çalıştık ve bunun kanıtını şu içinde bulunduğumuz dönemde de sahada gösterdiğimi düşünüyorum. 

02: Benden istenilenlerde de çok fazla bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum. Solda oynayayım, sağda oynayayım veya merkez forvet olarak oynayayım her zaman elimden geleni yapmaya çalışıyorum ve bu yıl da aynı şekilde olacak. Bu doğrultuda hocam da benden Fenerbahçe’ye her şeyimi vermemi bekliyor. 

03: Başarılar, kupalar, şampiyonluklar kazandığım ve içerisinde bulunmaktan son derece keyif aldığım bir kulüpteyim. Bu kulüpte kendimi iyi hissediyorum ve bu kulübe katkıda bulunabildiğime inanıyorum. Umarım takımımla beraber daha güzel başarılara da imza atarız. Her başarı yenisini getirir; benim de tek isteğim bu. Şampiyon olana kadar bize rahat yok.

04: Her karşılaşma zorlu özellikle bizim için çünkü Fenerbahçe’nin karşısına çıkan her takım son derece katı bir savunma anlayışıyla oynuyor ve bize karşı savunmalarını sağlam tutabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. O yüzden bizler için pozisyona girmek o kadar da kolay olmuyor ama biz pozisyona girebilmek ve bu takımı başarıya ulaştırabilmek için buradayız. Bu fırsatları yakalayıp değerlendirdiğimizde de her şey bizim için daha güzel oluyor.

05: Kupa maçları, Dünya’nın her yerinde bu şekilde organize edilir ve sürprizlere açıktır. Büyük takımlar kendilerinden kalite ve bütçe olarak daha küçük takımlarla karşılaşır. Bunu bir ayrım olarak düşünmeksizin her takım sahaya çıkar ve futbolunu oynar.

06: Unutmasınlar ki; stat dolu olduğunda biz sahada 12 kişi oluyoruz. Onların desteğini alınca, hedeflerimize ulaşma yolunda, kendimizi kesinlikle daha güçlü ve daha iyi hissediyoruz.

• Hedef 1 Milyon Üye Projesi organizasyonları; Kulüp, futbol A takım, futbol altyapı, basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden çok özel haberler, faaliyetler, müsabaka ve şampiyona sonuçları “Haber Turu” sayfalarımızda! Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız. 

•KARDAN ADAMLAR

Can Bartu Tesisleri’nde yoğun kar yağışı altında çalışmalar aralıksız sürdü. Kar yağar da; kar şakaları yapılmaz mı? İşte karın tadını hisseden kardan adamlar…

* Sen görürsün Mehmet!

Şubat ayının belirli günlerinde tüm yurdu etkisi altına alan yoğun kar yağışı ve fırtınası, günlük yaşamı olumsuz etkilese de; beyaz örtü çoğunlukla hepimizin içindeki çocuğu uyandıran başlıca etkenlerden… Takımımızın antrenmanlarını gerçekleştirdiği Can Bartu Tesisleri’ndeki idman sahaları da kardan nasibini almıştı geçtiğimiz ay içinde… Hal böyleyken oyuncularımız da idman sırasında verilen kısa molalarda karın keyfini doyasıya çıkardılar. Bazı oyuncularımız ise başına geleceklerden habersizdi. Takımımızın muzip isimlerinden Mehmet Topuz kar savaşlarında başı çeken isimlerden oldu. Birden, saha temizliğinin ardından kenarda oluşan kar yığınının yanına giden Topuz, oradan kopardığı koca bir kütlesini kucaklayarak çaktırmadan Kaptan Emre Belözoğlu’nun arkasında bitiverdi. Olacaklardan habersiz Kaptanımız ise; buz gibi kar kütlesinin şaşkınlığını üstünden attıktan sonra, “Geri dönüşüm muhteşem olacak” sinyalleri verdi.  

* Bu bana yapılır mı?

Takımımızın golcü ismi Emmanuel Emenike de hesapsız yakalandı olacaklara… İdman sırasında çalışmalarını sürdüren oyuncumuz, takım arkadaşlarının planladığı kar savaşının başkahramanı olacağını tahmin etmiyordu. Nitekim olanlar oldu. Emenike’yi kenara kıstıran oyuncularımız, kendisini yere yatırıp başladılar ardı arkası kesilmeyen kar topu bombardımanına… 

* Çalışmalar hiç aksamadı…

İstanbul’da Sancaktepe ve Samandıra mevkileri yoğun kar fırtınasının iyice hissedildiği yerlerden oldu. Türkiye Kupası ve Süper Lig hazırlıklarını gerçekleştiren profesyonel futbol takımımız ise, kar yağışının olumsuz etkilerinden neredeyse habersiz bir hafta geçirdiler desek yeridir. 

Dakikalar içinde kalın kar kalınlığı oluşturan bir kar yağışını yedek kulübede bekler gibi takip eden Can Bartu Tesislerimizin çalışanları, büyük titizlikle çalışarak beyaz örtüden eser bırakmadılar. Takımımızın çalışmalarını aksatmayan bu faydalı çalışma, Teknik Direktörümüz İsmail Kartal tarafından da takdir edildi. Kartal, Can Bartu personelini alkışlarla tebrik ederken futbolcularımız da personele teşekkür edip onlarla fotoğraf çektirdi. 

* Kanarya bakışı

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı… Milyonlarca taraftarımız için apayrı bir yeri olan mabedimiz de kara doyduğumuz günlerde bu kadar güzel gözüküyordu, kuş bakışı… 250 metre yükseklikten çekilen bu fotoğrafta; sarı kanaryamıza ismini veren Deniz Feneri ve şanlı logomuzdaki palamudumuz da güzellikleriyle stadımıza eşlik etmekte…

• “Bir Milyon’dan Biriyim” adlı yeni röportaj köşemizde konuk; İbrahim Gümüşdal

“Bugüne kadar beklediğim için mahcubum”

“Hedef 1 Milyon Üye” Projesi, Fenerbahçemize gönül vermiş birçok taraftarımızın Kulübümüz bünyesine katılmasına ve Fenerbahçe’ye olan aidiyetlerini pekiştirmesine vesile oluyor. Proje kapsamında Kulübümüze üye olan isimlerden biri de İbrahim Gümüşdal. İbrahim Bey, yarım yüzyılı aşkın bir süredir gönül verdiği Fenerbahçemize üye oldu. İbrahim Gümüşdal’a rozetini Başkanımız Aziz Yıldırım taktı. İbrahim Bey ile Fenerbahçe’nin önemini, “Hedef 1 Milyon Üye” Projesi’nin kendisi için ne ifade ettiğini görüştük. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Aidiyet duygusunun öncelikle ait olduğunu düşündüğün kulübe üye olmaktan geçtiğini çok iyi bilen biri olarak neden yıllar önce Fenerbahçe’ye üye olmadım? Bu soruya cevap vermekte inanın zorlanıyorum. Ben ve benim gibi düşünen milyonlarca taraftarımızın olduğunu hissediyorum. Bu biraz da öz eleştiri… “Bir Milyon Üye Projesi” uykudan uyanmama neden oldu.

02: İnanıyorum ki; engelli taraftarlarımızın Kulübümüze üye olmaları ile birlikte engelli sporları da Kulübümüzde yerini alacaktır.

03: Fenerbahçemle ilgili geçmişle bugünü karşılaştırmak mümkün değil, son yıllardaki değişim daha ziyade gelişim dünya kulübü olma yolunda atılan adımların da ötesine taşmış bence; Fenerbahçe artık her bakımdan bir dünya kulübü apoletini taşımaya hak kazanmıştır.

• Bogdan Bogdanovic: “Yüreğimizle oynamaya devam edeceğiz”

Genç yaşta ismini Avrupa basketboluna yazdıran ve yetenekleriyle tüm otoriterlerin beğenisini kazanan Sırp oyuncu Bogdan Bogdanovic, sezon başında Partizan’dan ayrılarak; Fenerbahçe Ülker’le 4 yıllık anlaşmaya vardı. Fiziksel gücü, şutör özelliği, yaratıcılığı, oyun kurucu yetenekleri ve çok yönlülüğü dikkat çeken 22 yaşındaki oyuncu, iki ve üç numaralı pozisyonlarda görev alabiliyor. Kısa zamanda adaptasyon sürecini geride bırakan Sırp oyuncu ile basketbolu, kariyerini, hedeflerini, takım içindeki havayı ve daha birçok konuyu konuştuk. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Buraya kesinlikle uyum sağladım. Zaman ilerledikçe takım olarak da oyunumuzun üstüne koyuyoruz ve özgüven kazanıyoruz. Yolumuza Lig’de ve Euroleague’de devam ediyoruz. Umarım sonuna kadar gideriz.

02: Fenerbahçe seyircisi olumlu anlamda çok çılgın bir taraftar grubu. Her zaman bizim yanımızdalar. Kaybetsek de bizi desteklenmeye devam ettiler. CSKA Moskova ve Olympiacos maçı bunun en iyi örnekleriydi. Bugüne kadar olduğu gibi desteğe devam edin. 

03: Bu sene ile birlikte TBL’de yabancı kuralının değiştiğini biliyorum. Geçmiş yıllarda sahada 2 Türk oyuncunun bulunması gerekiyordu. Bu durum Türk oyuncular açısından iyi gözükmeyebilir ama onları da bu durum uzun vadede daha çok çalışmaya ve gelişmeye itecektir. Neredeyse Euroleague seviyesine yaklaşan bir lig var. 

• Madelaynne Montaño Caicedo: “Nefes alma sebeplerim; oğlum ve voleybol”

Voleybolu hayatının en büyük parçası olarak niteleyen kariyeri başarılarla dolu pasör çaprazı Madelaynne Montaño Caicedo, “Fenerbahçe taraftarının sevgisi bence bir spor kulübü sevgisinden çok daha öte. Taraftarımız Fenerbahçe’ye kesinlikle aşık ve takımın kazanmasına yardımcı olmak için ellerinden gelen tüm desteği veriyorlar. Bir sporcu olarak kulübüne bu kadar aşık bir taraftar topluluğu önünde oynamak mutluluk, onlara galibiyetleri hediye edebilmek de gurur verici” diyor. Kolombiyalı sarı meleğimizle sizler için görüştük.

01: Biz gerçek bir takımız. Tabi ki hatalarımız olabilir. İyi bir takım olmanın en önemli özelliği takım arkadaşının hatasını kapatabilmektir. Biz bunu çok iyi yapabilen bir ekibiz. Bunu skorlara yansıtabiliyoruz. Şanssızlıklar olabilir, puan kaybedebiliriz tabi ama bizim Fenerbahçe olarak hedefimiz her zaman her şeyi kazanmaktır.

02: Bu taraftar eksik olmadığı sürece başarı da eksik olmayacaktır. 

03: Çalışmak çok önemli tabii ama asla yeterli değil. Yüksek seviyedeki bir oyuncunun yeteneği, fiziksel ve mental becerisinin olması gerekiyor. Sürekli öğrenmesi ve her geçen gün oyunun değişikliklerini anlaması gerekiyor. Rakibi iyi analiz etmeli ve aynı zamanda vücuduna ve zihnine iyi bakmalı. Bunların yanında uyku saatlerine, beslenmesine dikkat etmeli, iyi dinlenmeli.

04: Çok iyi bir yönetim anlayışı; sponsorların kalitesi; baş antrenörlerin çok iyi olması; tesislerin elverişliliği ve Türk - yabancı oyuncuların buluşması, Türk kadın voleybolunun başarılı olmasının en önemli sebepleri…

• Pınar Kaynar: “Başarının anahtarı; disiplin ve özveri”

Amatör branşlara yaptığı yatırımlar ile Türk sporunun lokomotifi haline gelen Kulübümüzün güzide branşlarından Yelken Şubemizde, Pınar Kaynar ile bir araya geldik. Ağabeyinin izinden giderek başladığı yelken sporunda kısa sürede özverili ve disiplinli çalışmalarıyla başarıya uzanan Pınar Kaynar’ın uluslararası arenada iki de Avrupa şampiyonluğu bulunuyor. Esas hedefinin Olimpiyatlar olduğuna vurgu yapan Pınar Kaynar ile keyifli geçen söyleşimizde; yelken sporunu, kariyerini, başarılarını ve hedeflerini konuştuk. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Geçen sene İtalya’nın Torbole kentinde yapılan Laser 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda 55 sporcu arasında ilk basamakta yer aldım. İlk Avrupa şampiyonluğumu ise 2012’de 19 yaş altında elde etmiştim.

02: Ülkemizdeki şartlar; hem coğrafi hem de hava koşulları açısından yelken sporu için çok elverişli. Burada 4 mevsim denize çıkılabilir. Koşullar da bu kadar elverişli iken ülkemizden bu spora ilgi daha yoğun olmalı.

03: Bu sene 2016 Rio Olimpiyat kotası için yarışıyoruz. Olimpiyat kotası için olan yarış Kasım ayında Umman’da yapılıyor. Onun dışında Federasyonun da belirlemiş olduğu bir kriter var. O da Temmuz ayında yapılacak olan Avrupa Şampiyonası. Avrupa Şampiyonası ve Umman’da yapılacak yarışların sonuçların ortalamalarına göre Olimpiyatlara gidecek sporcular belirlenecek. İnşallah kotayı aşıp Olimpiyatlara katılacağım.

• Dr. Sedat Hayran ile Akademik Vizyon’da konuk: Ayhan Sicimoğlu

“Beni futbolcular kurtardı”

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: “İpucu” diye bir grubumuz vardı: Mazhar, Fuat, Özkan, Galip Boransu, Ayhan Sicimoğlu... Beşli... 45’lik plağımız var. Sonra İngiltere’ye gittim okumaya, bir geldim kulağımda küpe var. Yani deli, deli küpeli hikayesi. Beni kim kurtardı bu küpeden? Futbolcular. Saçlarımız da uzun. O dönemler yolda yürüyemezdik. Futbolcular saçları bir uzattı, biz yırttık. Futbola sevgim oradan. Uzun saçlı ve küpeli olma hürriyetini bize veren futboldur. Enteresanlığa bakar mısınız?

02: Hedef 1 Milyon Projesi, kelimenin tam anlamıyla Fenerbahçe Spor Kulübü’nü gerçek sahiplerine, yani taraftarlarına açan çok özel, farklı ve özgün bir proje modeli. Kulübü’nün kaderini tamamen değiştirecek ve global ölçeklerde hak ettiği büyüklüğü sağlayacaktır. Sayın Başkanımızı tebrik ediyorum. Bravo! Benden 10 numara.

• Ersin Demirel ile “Hayatın İçinden Fenerbahçe”de konuk: 

Selahattin Taşdöğen: “Fenerbahçe ve Türkiye Cumhuriyeti et ve tırnak gibi…”

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

Selahattin Taşdöğen’i tanımayan yoktur. Şu sıralar kendisini “Kertenkele” dizisinde görüyoruz ama çoğumuz için o “Çılgın Bediş”in çılgın dedesidir. Kendisi futbolla ve takımlarla pek ilgilenmiyorken, ne oldu da Fenerbahçeli oldu? Fenerbahçe’nin hangi yönleri kendisini çekti? Soruların cevabı ve sanatçımıza dair pek çok bilgi röportajımızda…

01: 19.07 doğumluyum, Fenerbahçe’de yaşıyorum, FB plakalı araca biniyorum, eşim ve kızım Fenerbahçeli... Demek ki Fenerbahçeli olmam doğuştan yazılmış ama şartlar gereği bu yönümü çok geliştirememişim. Altmışımdan sonra Fenerbahçeliliğimi gururla ilan ediyorum.

02: Fenerbahçe Müzesi’nden inanılmaz etkilendim. Sadece müze değil, stadyumun tamamı ve tesisler gerçekten mükemmel. Bunun için Sayın Başkan Aziz Yıldırım’dan, sokaktaki taraftara kadar emeği geçen herkesi kutluyorum. 

• Yazarımız Alp Bacıoğlu, bu ayki “Zaman Tüneli” adlı köşesinde; Halit Kıvanç’ın 1956 yılında Milliyet Gazetesi’nde yayınladığı ve “Büyük futbolcu Küçük Fikret 2” ismini verdiği yazıyı sizler için derledi. Bu konu yazı dizisi olarak devam ediyor. 

• Köşe yazarlarımız Gürdoğan Yurtsever, Oktay Unsal, Ayşesu Zorlutuna ve Jak Benzonana gözden kaçmaması gereken konuları, yazılarına taşıyarak gündemi oluşturmaya devam ediyorlar. 

•Facebook, Google+, Instagram, Twitter, Foursquare , DailyMotion, Youtube ve Spotify!

Kulübümüzü taraftarlarımıza bir adım daha yaklaştırmak adına hız verdiğimiz dijital dünya ve sosyal medya çalışmaları kapsamında en çok beğeni alan fotoğraf ve videolar hangileri? Milyonlarca takipçisi olan sosyal medya kanallarımızın özet bültenini, Dergimizin sosyal medya sayfasından takip edebilirsiniz.

• Yurt içi ve yurt dışındaki tüm derneklerimizden son haberler, sayfalarımızdan sizlere taşınıyor. “Hedef 1 Milyon Üye” Projesi kapsamında şubeleştirilen derneklerimizin iletişim bilgilerini de derginizde bulabilirsiniz. 

• Fenerbahçe Spor Kulübü Spor Okulları, Fenerbahçe Turizm & Catering, Fenerium, Fenercell, FenerNET etkinlikleri derginizde.

• Fenerbahçe Koleji’ne dair tüm haber ve etkinlikler derginizde.

• “Minik Kanaryalar” adlı köşemizde siz de çocuğunuzu Fenerbahçe camiasıyla tanıştırabilirsiniz. Ayrıntılar derginizde…

• Fenerbahçe Dergisi, astroloji ve bulmaca köşesiyle de taraftarın hayatına renk katmaya devam ediyor.

• Fenerbahçe Dergisi’nin 145 no’lu sayısı, gündemi oluşturan gerçek haberler ve özel fotoğraflarla yine dopdolu. Derginizi bayiinizden ekleriyle birlikte istemeyi unutmayın. 

Keyifli okumalar…

Haber ile ilgili diğer fotoğraflar