FENERBAHÇE DERGİSİ MAYIS SAYISI ÇIKIYOR

Kulübümüzün resmi yayın organı “Fenerbahçe Dergisi”nin 159 no’lu Mayıs 2016 sayısı bayilerdeki yerini alırken; abonelerimize özel, hızlı teslimat hizmetiyle adresinize geliyor. Yine dopdolu bir içeriğe sahip derginizin kapağında; takıma verdiği katkıyla yıldızı daha da parlayan oyuncumuz Alper Potuk yer alıyor.

Derginiz, bu sayısında da sizlere poster hediye ediyor. Bu ayki posteriniz; 13-15 Mayıs tarihlerinde Berlin’de düzenlenecek THY Euroleague Final 4’dan şampiyon olarak dönmeyi hedefleyen Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımız bulunuyor.

DERGİNİZ ADRESİNİZE GELSİN İSTİYORSANIZ; FENERBAHÇE DERGİSİ ÜYELİK İŞLEMLERİ İÇİN ÇAĞRI MERKEZİ’Nİ ARAYABİLİRSİNİZ: 

0 216 975 1907! SÜRPRİZ HEDİYELER DE SİZLERİ BEKLİYOR.

www.fbdergisi.com

Fenerbahçe Dergisi’nin Mayıs sayısından başlıklar:

• Kulüp, futbol A takım haberleri ve maç sayfaları, futbol altyapı, basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden haberler, Hedef 1 Milyon Üye Projesi’nden haberler, maçlar ve daha birçoğu “Haber Turu” sayfalarımızda! Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız.

KAPAK KONUSU

• Alper Potuk: “Bize inanın; şampiyon olacağız”

Fenerbahçe’deki 3. sezonunu tamamlamak üzere olan Alper Potuk, forvet arkası sistemin parlayan yıldızlarından biri durumunda... Hücum organizasyonlarındaki hırsı, hızı ve yaratıcılığıyla fark yaratan; gol ve asistleriyle takımın puan kazanmasında önemli rol üstlenen 26 numara ile sezon sonuna ilişkin konuştuk. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle:

01: Daha iyi bir sezon geçiriyorum. Bunu da çok çalışmaya bağlayabiliriz. Hocamız sezon başında geldiğinde benden özellikle sol ayağımı geliştirmemi istedi. Sol ayağımla çok sık orta ve şut çalıştım. Şimdi kendisi de sol ayağımın ne kadar geliştiğini söylüyor.

02: Bu sistemin verimliliğini zaten girdiğimiz pozisyonlar, skorlar ve aldığımız galibiyetler gösteriyor. Herkesin de takdir edeceği gibi iyi bir sistem oldu. Sistemin iyi de oturduğunu düşünüyorum.

03: Sahada benden beklenilenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Bazen bir pozisyonda istediğim gibi yol alamadığım zaman üzülüyorum ama çabuk toparlandığımı düşünüyorum.

04: Puan kayıpları, Braga maçından sonra çok üzülmemizle alakalı. Avrupa Ligi’nde hedefimiz çok yüksekti. Böyle kötü bir nedenle elendiğimiz için takım olarak da çok üzgündük. Bir konsantrasyon eksikliği yaşadık.

05: Çok büyük bir avantajla döndük Konya’dan. Seyircimizin önünde turu geçeceğimize inanıyorum. Galatasaray’da avantajlı döndü Rize’den. Olası Fenerbahçe-Galatasaray finalinin çok zevkli bir maç olacağını düşünüyorum. İnşallah Türkiye Kupası’nı iyi bir oyun ve iyi bir skorla almak istiyoruz.

06: Kalan maçlarımızı kazandığımızda şampiyon olacağız. Bütün takım, teknik direktörümüzden Başkanımıza kadar herkes inanıyor, herkes şampiyonluk için kenetlendi.

07: Şu an 3 sene bitmek üzere. 2 sene daha mukavelem var. Başkanımız ve yönetim devam etmemi isterse, sözleşmem bittiğinde gönül rahatlığıyla imzalarım. Tabii ki bir Fenerbahçe efsanesi olmak isterim ama bunun için daha erken. İlerleyen zamanlarda Allah nasip ederse efsaneler arasına adımı yazdırmak istiyorum.

08: Zor bir gruba düştük. İlk maçımız Hırvatistan’la. O maça moralli başlarsak, yani mağlubiyet almadan galibiyet veya en kötü beraberlikle başlarsak gruptan çıkacağımızı düşünüyorum. Finaller görmek istiyoruz. Çeyrek final, yarı final, final…

09: Kadın Voleybol ve Basketbol Takımlarımızın Final Four maçlarını da takip etme şansım oldu. Şanssız maçlarla finali kaçırdık. Final oynayabilirdik. Bence şanssızlıktı. Tesellimizi Erkek Basketbolda Euroleague Kupası’nı kaldırarak yaşayacağız. Bu ailenin içinde olduğum için kendimi çok özel ve değerli hissediyorum.

(Röportaj: Şafak Neyişci / Fotoğraflar: Tolga Ovalı – Semih Bahadır)

• Futbolun en babacan hali…

Fenerbahçe Sancaktepe Tesisleri geçtiğimiz ay içinde de çocuk kahkahalarıyla şenlendi. Bu kez konuk; Fernandao’nun oğlu Davi’ydi. Babasının yukarıdaki sahada yaptığı idmanın bitmesini beklemek yerine, diğer sahada rejenerasyon yapan oyuncularımızla olmayı tercih eden minik konuğumuz, önce Mehmet Topal ve Bruno Alves ile koşu yaparak ısındı; ardından Alves ve Gökhan Gönül ile minyatür kalede maç yaptı. Hepsi erkek çocuk babası olan oyuncularımız, tecrübeyle sabit bir şekilde Davi’yi en iyi şekilde ağırladılar. Davi ise babasının yokluğunu bir an bile hissetmeden yine futbolun en tecrübeli ayaklarıyla maç yapmanın keyfini çıkardı. Ortaya çıkan görüntüler, Fenerbahçe’deki aile ortamını bir kez daha gözler önüne serdi. 

(Fotoğraflar: Semih Bahadır)

• Bogdan Bogdanovic: “Berlin’den Avrupa Şampiyonluğuyla dönmek istiyoruz”

Almanya’nın başkenti Berlin’de 13-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında düzenlenecek olan Final Four’da ülkemizi temsil edecek olan Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımızın bu başarısını, Bogdan Bogdanovic ile mabedimiz Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da bir araya gelip, konuştuk. Konuştuklarımız sadece bununla da sınırlı değildi; Baş Antrenörümüz Zeljko Obradovic’ten takım içindeki rolüne, Fenerbahçe’deki 2. yılından özel hayatına ilişkin pek çok konu hakkında açıklamalarda bulundu, Bogi…

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Avrupa Kupası’nı istiyoruz. Berlin’de çok fazla sayıda Fenerbahçe taraftarı olduğunu biliyorum. Eminim ki; maçlarımızı kendi evimizde oynuyormuş gibi hissedeceğiz. Bu da bizi güç verecek.

02: Bizim yaptığımız tek şey, rakibin bizim üzerimizde kurmaya çalıştığı baskıya cevap vermek oluyor. Bu sezon bunu yapıyoruz. Bununla birlikte atletik ve mücadeleden vazgeçmeyen oyuncuların da varlığı galibiyetleri getiriyor. 

03: Takımdaki herkesin bir rolü var ve parkeye çıktığımızda o rolü en iyi şekilde yansıtıyoruz. Kaybetmeye, mağlubiyete tahammülü olmayan bir takımız ve bu sayede baskından kurtulmayı başarabiliyoruz.

04: Çok ateşli bir taraftarımız var. Özellikle de takımdaki her bir oyuncunun adına besteledikleri marşlar ya da şarkılarla bizleri daha da mutlu ediyorlar. Taraftarımızla bir arada olmaktan dolayı çok mutluyuz.

05: “Vura vura vura! Kıra kıra kıra! Şampiyonluk için! Saldır kanarya!” benim için favori marş diyebilirim

(Röportaj: Atilla Sertbakan / Fotoğraflar: Burak Saltık)

• Alican Kaynar: “Ülkem adına Olimpiyatlar’daki en iyi dereceyi elde etmek istiyorum”

Dergimizin bu ayki sayfalarına, Türkiye’yi 2016 Rio Olimpiyatları’nda Finn sınıfında temsil edecek tek yelkenci olan başarılı sporcumuz Alican Kaynar’ı taşıyoruz. 2012 Londra Olimpiyatları’nda başlayan olimpiyat serüvenini Rio’da sürdürecek olan olimpik yelkenci, ülkemizin yelken dalında olimpiyatlarda aldığı en iyi dereceyi elde etme peşinde. 6 yaşından beri Fenerbahçe Yelken Şubesi bünyesinde yarışan Alican’la Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesislerimizde bir araya geldik ve ailesi olarak nitelediği Fenerbahçemizden olimpiyat macerasına kadar birçok konuyu konuştuk.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Kulübüm, maddi olarak yaşam desteğinin yanı sıra ekip ve ekipman konusundaki en büyük destekçim. Manevi olarak ise, bir spor kulübü olmasının ötesinde benim için bir aile. Kariyerimin devamında da Türk sporuna katkıda bulunmak için Fenerbahçe bayrağı altında çalışmaya devam etmek istiyorum.

02: Amatör sporla uğraşmak çok zor bir iş. Bu konuda çok şanslıyım çünkü Fenerbahçe, Türkiye’de amatör branşlara önem ve değer veren tek kulüp.

03: Finn sınıfında yarışıyorum. Yelken branşları içerisinde ağır siklet branşı olarak geçiyor. Sporcular 95-102 kilo arasında değişkenlik gösteriyor ve uzun boy avantaj sağlıyor. Yelken sporunda fiziksel performansla beraber tecrübe de çok büyük bir etken. O yüzden sporcuların performansının en iyi olduğu dönemler daha da tecrübelendikleri dönemler oluyor, yani 28-36 yaş arası. Ben 28 yaşımdayım ve bu seneyle beraber önümüzdeki 8-10 sene performansımın üst seviyede olacağı dönem olacak. Bu da önümüzdeki 2 olimpiyata madalya için gidebileceğimin bir göstergesi olabilir.

(Röportaj: Burak Soyer / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Genç Yetenek’te bu ay konuk; Mahsun Çapkan

“En önemli özelliğim süratim”

Dergimizin “Genç Yetenek” sayfasına bu ay, Fenerbahçe 17 Yaş Altı Takımımızın formasını giyen Mahsun Çapkan’ı taşıdık. Sezonu Türkiye Şampiyonluğu ile kapatan U17 Takımımızın, en önemli oyuncularından biri olan ve süratiyle de tüm dikkatleri üzerine çeken Mahsun’u sizler için daha yakından tanımaya ve tanıtmaya çalıştık.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Futbola 7 yaşında Güngören’deki Fenerbahçe Futbol Okulu’nda başladım. Ardından İstanbul Esenler Öz Yavuz Selim takımında forma giydim ve ilk lisansım orada çıktı. Oradaki antrenörüm Ayhan Çınar, her anlamda bana yardımcı oldu. Benim gelişimimde çok önemli bir paya sahiptir. Akabinde Fenerbahçe’ye transfer oldum. Fenerbahçe’deki 7. sezonum. İlk hedefim; İlk etapta Fenerbahçe A Takım formasını giymek. 

02:Antrenörlerimiz, bizi her zaman motive ettiler ve kazanacağımıza dair olan inancımızı arttırdılar. Kazanmak istedik ve kazandık. Şampiyon olduğumuz için mutluyum. 

03: Neymar, benim idolüm. Hiçbir maçını kaçırmıyorum.

(Röportaj: Atilla Sertbakan / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Batuhan Gözgeç: “Asıl hedefim; olimpiyatlarda altın madalya”

Ringlerde fırtına estiren Fenerbahçeli boksörler, her geçen gün başarılarına bir yenisi daha ekliyor. Adem Kılıçcı ve Onur Şipal’in ardından Mehmet Nadir Ünal, Ali Eren Demirezen ve Batuhan Gözgeç de Olimpiyat vizesini kaptı. Samsun’da düzenlenen 2016 Rio Olimpiyat Oyunları Avrupa Kıtası Boks Müsabakaları sonrasında Rio’ya gitmeye hak kazanan boksörlerimizden Batuhan Gözgeç’le; kariyerini, hedeflerini, Olimpiyat yolunda verdiği mücadeleyi, hayatında yaşadığı zorlukları ve hayallerini konuştuk. 

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Küçük yaşlardan itibaren ilgi duyduğum boksa 18 yaşında Kırım’da başladım. 1 yıl salondan çıkmadım. 6 yaşımdan 18 yaşıma kadar birçok spor dalında görev aldığım için de; boksta fizik olarak zorlanmadım ve 7 yılda bu seviyeye geldim.

02: Olimpiyatlara katılıyor olmaktan dolayı çok mutluyum. İlk hayalimi gerçekleştirdim, asıl hedefim ise Olimpiyatlarda altın madalya kazanmak. Kendime inanıyor, istiyor ve çalışıyorum. Aynı zamanda bana her zaman destek olan Kulübüme, antrenörlerime ve aileme çok teşekkür ediyorum.

(Röportaj: İbrahim Kaya / Fotoğraf: Ahmet Hopyar)

• Ezgi Dilik: “Hayal ettiğiniz her şey gerçek olabilir”

Fenerbahçe Dereağzı Lefter Küçükandonaydis Tesisleri’nde bir araya geldiğimiz Fenerbahçe Grundig Bayan Voleybol Takımımızın başarılı pasörü Ezgi Dilik, Nisan ayında çıkardığı ilk kitabı; “İçinde Sen Olan Bir Kalp” ile çoktan giymeye hazır olduğu yazarlık ceketini layıkıyla taşıyacak gibi. Spora olduğu kadar edebiyata da meraklı olan Ezgi ile hem sporculuk kariyerini hem de kitabın hazırlık sürecini konuştuk.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Bir Fenerbahçeli olarak bu formayı giymek, bu forma altında başarılar yaşamak benim için büyük bir gurur. Yaşadığım Kupa şampiyonlukları ve Final Four heyecanı da bu gururun en önemli parçaları. Fenerbahçe forması altında kazanabildiğim kadar kupa kazanmak istiyorum.

02: Şampiyonlar Ligi Kupası için çok çalıştık. Bütün takım elinden geleni yaptı. Nitekim Final Four’a kadarki sürece baktığınızda namağlup dörtlü finallere adımızı yazdırdık ve bu bence çok önemli bir başarıdır. Ancak Final Four’da bunu koruyamadık. Biz, hatalarından ders çıkarabilmeyi başarabilen bir takımız. 

03: Uzun bir hazırlık sürecinin sonunda “İçinde Sen Olan Bir Kalp” ortaya çıktı. Kitabı okuduğunuzda bir roman tadı alacaksınız ama bu bir roman değil, bir hikâye de değil. Deneme yazılarından oluşan kitabımda bu deneme yazılarının bir bütünlüğü var. Çok saf, samimi ve kirlenmemiş hayalleri olan bir kızın yazdığı cesur bir kitap bu

(Röportaj: Atilla Sertbakan / Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Ersin Demirel ile “Hayatın İçinden Fenerbahçe”de konuk; Erdal Özyağcılar

“Fenerbahçe kültür ve sanat alanında da zirvede yer almalıdır”

Türk sinemasının karakteristik ismi, ekranların sevilen yüzü, sahnelerin usta oyuncusu Erdal Özyağcılar da sarı – lacivert renklere gönül veren sanatçılarımızdan. Yeşilçam’ın ve ekranlarımızın en sevilen isimlerinden olan Erdal Özyağcılar’la kariyerine ve Fenerbahçeliliğine dair keyifli bir söyleşi yaptık. Oğlu Emrah ve torunları Ege ve Emre de bu keyifli söyleşiye renk kattılar.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Başta Fenerbahçemiz olmak üzere, ülkemizin büyük takımlarının sanatsal çalışmalara destek vermesi gerekir. Fenerbahçe’nin sadece spor alanında değil, kültür ve sanat alanında da zirvede yer alması gerektiğini düşünüyorum. 

02: İnanılmaz güzel bir mekân oluşturulmuş. Stadı, müzesi, tesisleriyle harika bir işe imza atmış Aziz Yıldırım. Başkanımıza teşekkür ediyorum. Fenerbahçe çok büyük bir marka.

03: Fenerbahçe şampiyon olsa da olmasa da en büyüktür. Çok talihsiz maçlar yaşadık, dilerim şampiyonluk kısmet olur.

(Fotoğraflar: Semih Bahadır)

• Dr. Sedat Hayran ile VIP konuk’ta konuk; Sinan Akçıl

“Fenerbahçe’yi her zaman alkışlayalım”

Müziğin Mimar Sinan’ı o. Çok hoş ve yakışıklı bir delikanlı. Birçok ünlüye verdiği unutulmayan şarkıların söz yazarı, aranjör ve bestecisi. Aynı zamanda güçlü bir yorumcu. Pop, Elektronik müzik, R&B tarzlarının gitar ve piyano virtüözü. Modern müziğin genç filozofu ve duygu adamı. Müzisyen kimliğinin yanında çok özel projelere imzasını atan magazinsel aşkıyla adından sıkça söz ettiren entertainment dünyasının kabına sığmayan altın çocuğu. Aynı zamanda Fenerbahçe aşığı olan değerli sanatçımız Sinan Akçıl’ı röportaj sponsorumuz Dalyan Club Tesisleri’nde konuk ettik.

Röportajdan derlediğimiz spotlar şöyle: 

01: Fenerbahçe, gerçek anlamda bir Cumhuriyet ve bu Cumhuriyetin de bir başkanı var. Örneğin, Simon Kjaer de benim için Fenerbahçe Cumhuriyeti Savunma Bakanı’dır. Elimizdeki bu gücün ve değerin farkında olarak takımımızı destekleyelim. Hiçbir zaman bu destekten vazgeçmeyelim. Takımımıza sahip çıkıp, alkışlayalım. Yaptığımız şeyin bir spor olduğunun bilincinde olarak sadece keyif almaya bakalım. Sarı lacivertli renkleri bizden sonraki kuşaklara da pozitif duygularla aktaralım. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’a da çok teşekkür ederim. Fenerbahçe’ye bir ömür boyu sahip çıkmasını diliyorum.

02: Saint Benoit Fransız Lisesi’ne girmemde ve bitirmemde ve oraya girmemde, renklerin önemi çoktur. Çünkü Saint Michel, Saint Joseph ve Saint Benoit arasında karar vermeye çalışırken, annem bir gün bana Saint Benoit’dan bir kalem getirdi ve renkleri de sarı lacivert idi, çünkü bu renkler okulun renkleriydi. O zamanlar da Fenerbahçe tutkusu olduğu için tabir-i caizse vurulmuştum. Aslında bu Fenerbahçelilik ailemde en başta da dedemden geliyor.

(Fotoğraflar: Ahmet Hopyar)

• Basketbol yazarlarımız İlker Üçer ve Jak Benzonana takım istatistikleriyle birlikte genel tabloyu değerlendiriyorlar. 

• Tarihten Yapraklar köşemizde bu ay; ölümünün 22. yıldönümünde Türk futbol tarihinin fenomen kalecisi Cihat Arman’ı anıyoruz.

• Yazarımız Alp Bacıoğlu’nun bu ayki “Zaman Tüneli”nde; kadın takımlarımızın Avrupa Kupaları’ndaki başarıları ve 1946 yılı milli kümesini yazdı.  

• Eyüp Karadayı, tarihe ışık tutan yazılarıyla Fenerbahçe Dergisi’nde. Karadayı bu ayki yazısıyla, Fenerbahçe erkek voleybol takımının 1969 yılında Galatasaray’a karşı 3-2 kazandığı final maçında 15-0 biten tarihi set rekoruna şahitlik ediyoruz. 

• Köşe yazarımız Gürdoğan Yurtsever, bu ay kaleme aldığı “Spor kültürümüzdeki yozlaşmayı nasıl giderebiliriz?” başlıklı yazısıyla derginizde…

•Facebook, Instagram, Twitter, DailyMotion, Google+, Youtube, Foursquare, Periscope ve Spotify! Milyonlarca takipçisi olan sosyal medya kanallarımızın özet bültenini, Dergimizin sosyal medya sayfasından takip edebilirsiniz.

• Yurt içi ve yurt dışındaki tüm derneklerimizden son haberler, sayfalarımızdan sizlere taşınıyor.

•12 Numara’da konuk; Dr. Muharrem Öner.

• “Bir Milyondan Biriyim”de konuk; Can Kadakal.

• Fenerbahçe Spor Okulları, Fenerbahçe Koleji, Fenerium, Fenercell, FenerNET etkinlikleri derginizde.

• “Minik Kanaryalar” adlı köşemizde siz de çocuğunuzu Fenerbahçe camiasıyla tanıştırabilirsiniz. dergi@fenerbahce.org’a miniğinizin resmini, adı/soyad/doğum tarihi ve yeri ile Fenerbahçe’ye karşı neler hissettiğini yazın, çocuğunuza yıllarca anı olarak saklayacağı bir hediye vermiş olun.

• Fenerbahçe Dergisi, astroloji ve bulmaca köşesiyle de taraftarın hayatına renk katmaya devam ediyor.

• Fenerbahçe Dergisi’nin 159 no’lu Mayıs 2016 sayısı, gündemi oluşturan gerçek haberler ve özel fotoğraflarla yine dopdolu. Keyifli okumalar… 

DERGİNİZ ADRESİNİZE GELSİN İSTİYORSANIZ; FENERBAHÇE DERGİSİ ÜYELİK İŞLEMLERİ İÇİN ÇAĞRI MERKEZİ’Nİ ARAYABİLİRSİNİZ: 

0 216 975 1907 / www.fbdergisi .com

SÜRPRİZ HEDİYELER DE SİZLERİ BEKLİYOR!

Haber ile ilgili diğer fotoğraflar