“Fenerbahçe’nin gücünün önünde duramazlar”

05 Aralık 2009 Cumartesi

Başkanımız Aziz Yıldırım, Eskişehirspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı'nı bıraktığını söyledi. Fenerbahçe'ye haksızlıklar yapıldığını, ancak Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı görevini yürütmesi nedeniyle Fenerbahçe'nin haklarını savunamaz hale gelmeye başladığını söyleyen Aziz Yıldırım, "Aziz Yıldırım, camiasının hakkını nasıl savunacak, hep beraber göreceğiz" dedi. Son haftalardaki lig maçlarında Fenerbahçe aleyhine yapılan hakem hatalarını anlatan Aziz Yıldırım, "Kulüplerin gücünün önünde duramazlar. Fenerbahçe'nin gücünün önünde hiç duramazlar" dedi.

Başkanımız Aziz Yıldırım, Eskişehirspor maçının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sözlerine, gösterdikleri misafirperverlikten dolayı Eskişehirspor Kulübü yönetimine teşekkür ederek, aldıkları galibiyetten dolayı da Eskişehirspor'u kutlayarak başlayan Aziz Yıldırım, hakem kararlarını eleştirdi ve şunları söyledi:

BİRLİK BAŞKANLIĞINI BIRAKTIM

Aziz Yıldırım, "Bizim takımımız kötü oynuyor. Bunu kabul ediyoruz biz de. Düzelteceğiz. Ama bizim oyuncularımız kaliteli ve iyi oyuncular. Biz nasıl  8-10 maç kazandıysak, bundan sonra da bunun tedbirlerini alacağız. Hep beraber, hocayla, oyuncularla bunu düzelteceğiz. Ama burada yanlış olan bir şey daha var: Türk hakemleri. Aziz Yıldırım Kulüpler Birliği Başkanı olduğundan beri bir mücadele ediyoruz. Tüm kulüp başkanlarına buradan teşekkür ediyorum. Benim düşüncelerime, fikirlerime, hepsine saygı gösterdiler. Beraberce hareket ettik. Onlara buradan teşekkür ediyorum. Türk Futbolu bir yere gelsin diye, hep beraber çalışmalar yapalım ve Türk Sporunu ilerletelim. İşte yayın ihalesidir veya diğer yerlerde kulüplerin gelirlerini artıralım, iyi oyuncular alalım, hep beraber Türkiye'de futbolu bir noktaya getirelim. Ama maalesef hakem camiası ve federasyon, sanki bu işin içinde kendileri yokmuş gibi hareket ediyorlar. Aziz Yıldırım da Kulüpler Birliği Başkanı olduğu için konuşamıyor. Camianın haklarını savunamıyor pozisyonuna gelmeye başladım. Bu akşamdan itibaren Kulüpler Birliği Başkanlığını bıraktım. Aziz Yıldırım, camiasının hakkını nasıl savunacak, hep beraber göreceğiz.

BU HAKEMLERLE GİTMEYECEĞİZ

Hakem, Beşiktaş maçında penaltıyı vermiyor, oyun devam ediyor. Tamam ben kötü oynuyorum, bunu kabul ediyoruz. Ama sen ver, hakemliğin gereği neyse onu yap. 3. gol ofsayt. Ofsayttan gol yediriyorsun. Kasımpaşa maçı, yine ofsayttan gol. 2-1'ken belki maçın sonunda bir gol atarız ve 1 puan alırız. Bugünkü maç: 1. golden önce orada faul var, faulü vermiyor. Yan hakemlerin göstermediği ofsaytları hepimiz biliyoruz. Çok formsuzlar. Ondan sonra Bilica on sekizin içindeyken; maç 1-0, 2-0 fark etmiyor artık, kornerleri atıyoruz ve bizim oyuncular yerlerde geziyor. Hakemler hiç penaltı çalmıyor.  İngiltere liglerini seyretsinler biraz. Kayseri'de Roberto Carlos hafif bir çekti ve bıraktı, düşen yok, hiçbir şey yok, penaltı. Saygı gösterdik. En ufak bir itirazımız var mı? Yok. Artık herkes aklını başına alacak. Yani öyle biz;  federasyondu, cezalar veririz, bunlar da beni yolumdan çevirmez. Bunu da bilsinler. Herkes, tüm kurumlar bir birine saygılı olacak, hakemler de. Yine formsuzlar. Yalnız Fenerbahçe'ye değil, diğer takımlara da öyleler. Hepsinde hata var. Neler yapılıyor, 'Biz bu hakemlerle gideceğiz' deniliyor. Hayır biz bu hakemlerle gitmeyeceğiz haberleri olsun. Buradan yetkili kurullara sesleniyorum. Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu, hepsine sesleniyorum. Kulüplerin gücünün önünde duramazlar. Fenerbahçe'nin gücünün önünde hiç duramazlar.

TAKIMIMIN MUKAVEMETİNİ KIRIYORLAR

Yine yarın, 'Aziz Yıldırım konuştu, yine başka yere çekti' diyecekler.  Hayır çekmiyorum. Camianın haklarını dibine kadar savunurum. Bunu da herkes bilsin. Ayıp denen bir şey var. Bugünkü maçta biz yenilebiliriz. Buna itiraz etmiyoruz, tebrik de ediyoruz. Eskişehirspor haklı bir galibiyet almıştır. Ama sen golden önceki faulü ver. Penaltılar var. Vermiyor, görmüyor. Peki nasıl olacak bu iş? Takımımın mukavemetini kırıyorlar. Ben olsam oyuncularımın yerinde, 'Başkan ve yönetim benim haklarımı savunmuyor' derim. Böyle terbiyesizlik olmaz. Herkesi buradan, aklını başına almaya çağırıyorum.

BUNDAN SONRA SADECE FENERBAHÇE VAR

Kulüpler Birliği'nin bugüne kadar bana gösterdikleri itimat ve güvene teşekkür ediyorum. Çarşamba günü Kulüpler Birliği'ni toplayacağız ama ben bu akşamdan itibaren bıraktım. Bu akşamdan itibaren Kulüpler Birliği yok sadece Fenerbahçe var. Türk Futbolu için ben bundan sonra, elimden gelen bir şey varsa, camia olarak dışarıdan yaparız. Ama şunu söylüyorum: Bu şeylerin de cezasız kalmayacağını herkes bilsin. Vederson'a faul var vermiyor. Ondan sonra oyuncu kızıyor, gidiyor faul yapıyor ve sarı kart görüyor. Bilica'ya penaltı yapıyorlar. İçeride çekiyorlar, indiriyorlar. Onu vermiyor, sonraki pozisyonda bizim oyuncu sarı kart görüyor. Böyle olmaz. Doğrusunu verin, kimin hakkıysa o kazansın. Yenilelim önemli değil. Ama bu şekilde futbol olmaz, Türk Futbolu da bir yere gitmez. Bu hakemlerle hiç gitmez. Federasyona da söylüyorum: Onlar da akıllarını başlarına alsınlar. Başka konular da biliyorum. Konuşmam gerektiğine de inanıyorum. Bundan sonra konuşacağımı da herkes bilsin"

BİRBİRİMİZE SAYGI GÖSTERMELİYİZ

Eskişehir'de, maç öncesi ev sahibi ekibin yöneticileriyle birlikte şehir gezisi yaptıkları sırada yerel gazetecilerle yaşanan olaylara da değinen Aziz Yıldırım, "Bugün gezmeye gittik. Anadolu Ajansı'nın muhabiri ve yanında da iki tane gazeteci var. Beni tahrik etmek için her şeyi yapıyorlar, söylüyorlar. Ondan sonra da başka gazetecilerin üzerine atıp, yayın yapıyorlar. Onun için gerekli mercilere şikayetimi de yapacağım. Yalan haber yapmak yok. Doğruları yazıp, söyleyecekler. Çünkü ben hep doğruları söylemeye çalışıyorum. Hata yaptığımız zaman da özür diliyoruz. Onlar da, sizler de, basın mensupları da, beni tahrik etmek için değil; bir şey yapıp çektiğiniz zaman, müsaade ettikten sonra, 'Ayrılın bir şeyler konuşacağız' dediğimiz zaman da, lütfen ona uyacaksınız. Saygı göstereceksiniz. Birbirimize saygı göstermezsek olmaz. Bayramda ben bir şey söylüyorum, gidiyoruz açıklama yapıyoruz, yok patronlara diyorsunuz. Patronlarınızın ne işi var. Eğitilecek bir şey varsa, sizlersiniz. Patronlar niye eğitilsin. Hep yanlış. Sırf  kamuoyunda Aziz Yıldırım düşmanlığı yaratmak, Aziz Yıldırım'ın kişiliğinin dışında bir Aziz Yıldırım yaratmak için el birliğiyle çalışıyorsunuz. Ama buna müsaade etmeyeceğim. Bunu bilin" diye konuştu.  Olayın detayı istendiğinde ise Aziz Yıldırım,  "Bugün yerel gazetecilerle yaşanan;  Odunpazarı'na gittik. Başkan bizi gezdiriyordu. Peşimizden geldiler, önümüze geçip çekiyorlar. Ondan sonra, bir noktaya geldikten sonra, 'Tamam arkadaşlar çektiniz, aldınız görüntüleri, ayrılın' dedik. 'Sen mi bize karışacaksın' dediler. Ondan sonra devletin Anadolu Ajansı, 'Başkan gazetecilere…' diye yazıyor. Desene 'Anadolu Ajansı'nın muhabiriyle böyle bir olay oldu' diye. Onu niye söylemiyorsun? Genelleme başkalarına. Kendileriyle bir diyalog olmuşsa, onu yazsınlar, onu söylesinler. Ama sizleri de katıp, orada olmayan insanları katıp, onların üzerinden prim yapmaya çalışıyorlar. 'Aziz Yıldırım kötü adam' pozisyonunu kamuoyuna vermeye çalışıyorlar" dedi.